Perşembe, 12 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Bedelli askerlikle ilgili birkaç söz daha...

Bir önceki yazımda sözünü ettiğim bedelli askerlikle ilgili yazdıklarımı pekiştirmek istiyorum.
Önce Yahya Kemal’in, Akıncılar şiirini okumalıyız:AkıncılarBin atlı akınlarda çocuklar gibi şendikBin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi "ilerle"Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle
Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldanŞimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan
Bir gün yine doludizgin atlarımızlaYerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla
Cennette bu gün gülleri açmış görürüz deHala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendikBin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Şiiri irdelediğimizde, Türk askerinin savaşlarda nasıl yenilmez olduğunu anlarız. Yahya Kemal Beyatlı Akıncılar şiirindeki:“Cennette bu gün gülleri açmış görürüz deHala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde” Dizelerinde savaşan askerin ölse bile cennete gideceğini anlatır. İşte bu yüzden Türk askeri tarihin her evresinde; savaşçı, ölümden korkmayan bir bilinç ve ruh haliyle hareket eder.
Mehmet vatansever duygularla kışlaya gelir, Mehmetçik olur. Bilir ki vatan görevi esnasında yaralanırsa gazi, ölürse şehit olacaktır.
Günümüzde bu duygu bedelli gibi bir yöntemle, insafsızca verilen çürük raporlarıyla erozyona uğramıştır. Hayatın her noktasına etki eden medyaya yansıyanlar insanımı düşündürmekte, değer yargılarını etkilemektedir. Örneğin askerlik yapmamak için sağlık sorunu olduğunu iddia eden ve iddiasını rüşvetle raporlayan çok insanın askerlikten kaçtığını gazeteler yazdı, televizyon kanalları ekranlarından yansıttı. Vatan görevinden evladını esirgeyenlerin bu hali, dolayısıyla önyargısı olmayan yurttaşı etkiledi:
“Doğu ve Güneydoğuda şehit olanlar neden hep yoksulların çocuğu?”Tartışmasını gündeme getirdi.
Sağlık raporlarını kontrol altına alınması çürüğe çıkma yollarını tıkayınca başka arayışlara geçildi. Parası ve nüfuzu olanlar için o yol da açılmış bedelli askerlik:
“Geliri devlete ve millete.”Bahanesiyle sıkça karar altına alınarak uygulanmıştı.
Gerçek anlamda sağlık sorunu olan ve engeli, askerlik yapmasına olanak tanımayan gençlerin askerlikte muaf tutulması doğal ve en akılcı kararlardan biridir. Ama bütün bunların olmadığı hallerde de parayı bastırıp vatan nöbetinden oğullarını soyutlayanlar; kendi vicdanlarında olmasa da, milletin vicdanında mahkûm olurlar.
Bedelli askerlik tantanası yetmezmiş gibi şimdi de vicdanı ret meselesi gündeme düştü.
“Ben askerlik yapmayacağım.”Diyen askerlik yapmayabilecek. Ancak bu yasaya dayanak olması için arayışlar var. Askerlik yapmayı reddeden gençler farklı yaşam alanlarında askerlik süresince görevlendirilecekleri tartışılıyor.
Zorla güzellik olmaz sözü atasözlerimizin en başında gelen sözlerden biridir.
Vatan görevi gibi bir sorumluluktan kaçan insana ikinci kez teklifte bile bulunmak yersizdir, sorunlara kapı aralayan tavırdır. Yapmıyorsa yapmaz. En azından kendi kendini böylesine ulvi bir görevden uzak tutanların yaşamsal tehlikelerle dolu olan askerliğin içinde barındırmamış olursunuz.
Tıpkı gidene gitme, kalana kalma denildiği gibidir zorla güzellik olmaz sözü. İstemeyen vatan görevini yapmasın! Vatan görevi zorla yapılmaz, zorla yaptırılamaz. Ve paraya dönük çıkarlarla da yaptırılırsa tarihte yaşanmış Yeniçeri isyanları olgusu gözden kaçırılmış olur.
Türkiye artık kuru kalabalıkların ülkesi olmaktan çıkmalıdır. Teknik ve sosyal bir devlet olmak için yenilenmelidir.
Emperyalistlerin, Doğu ve Ortadoğu kışlası olmamız için oyun içinde oyun sergileyenlerin gazına gelmeden kendi ayaklarımız üstünde durmayı mutlaka becerebilmeliyiz.
Arap Baharı kisvesi altından Arap ve Afrika liderlerini tek tek avlayan emperyalistler, Türkiye’yi kardeş ülkelerinden ayırmaya çalışanların amaçlarını gözden kaçırmamalıdır. Tarih boyunca görülmüştür ki emperyalistlere kıyakçılık yapan uluslar gün gelmiş onların ayakçıları konumuna düşmüştür.
Bedelli askerlik ve vicdanı ret ulusal genlerimizi etkileyebilir, sonuçlarından garabet çıkabilir.
Tarihçiler, sosyal bilimciler, strateji uzmanları alınan kararlarda bilirkişilik yapmalı, geriye dönüşü olmayan yollara girmemelidir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...