Perşembe, 19 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Vicdani ret yasalaşırsa ulusal özgeçmişimize ihanet olmaz mı?


Rahmetle bacanağım Haydar Arslan tanıdığım en tutkulu yurtsever ve tertemiz dini inançları olan beyefendi bir insandı.
NATO müttefiki olan ülkemizin askerlik sürecini uzun tutmasını ve ülkemizin, Amerika’nın jandarması misyonu yüklenmesini içine sindiremezdi. Kore’ye asker göndermemizin ve onca şehit vermemizin hesabının ne bu dünyada, ne öteki dünyada verilemeyeceğinin yorumunu da yapar, üzülürdü.
“Bir savaş sırasında Türk birliği taarruza kalkmış. Askerlerimiz Allah Allah diye saldırırken, içlerinden durumun önemini pek kavramayan ve savaştan nefret eden bir askerimiz de başını sağa sola Allah Allah diye, ne oluyoruz manasında sallıyormuş.” Vicdani ret olayı bedelli askerlikle aynı anda gündemimize düşünce rahmetli bacanağımın anlattıkları geldi aklıma. Ve taarruz sırasındaki o şaşkın asker...
Her kes çok iyi bilir...
Bizde askerlik, olmazsa olmazlardan biridir.
Askerliğini yapmayana kız vermezler.
Askerliğini yapmayan yarım adam sayılır.
Askerlik kişinin okuldan sonra sınandığı hayata karşı eğitim aldığı ikinci bir okuldur.
Ne var ki bedelli çıktı, mertlik bozuldu!
Vatanseverlik duyguları sarsıldı.
Oğlunu askere gönderenlerle, askerden parayla yırttıranlar büyüteç altına alındı. Çünkü askerlik artık yaşamla ölüm arasında kalan bir görev olmaya başlamıştı. Doğu ve Güneydoğu’ya giden gençler ciddi biçimde aileleriyle helalleşiyordu. Peki, iki aylık bir süre oğlu askerlik yapsın diyen durumu iyi olan aileler? Kısacası bedelli kararı ile vicdan ve cüzdan yan yana getirilmişti.
Bedelli askerliği perdelemesi için yeni bir fikir daha atıldı ortaya. O fikir de Vicdani ret kararıydı. Ben askerlik yapmıyorum diyorsa vatandaş askerden muaf tutulacaktı. Bu yönde Avrupa İnsan Haklarına başvurulan bir davada başvuru sahibi haklı bulunmuş ancak karar Türkiye tarafından uygulanmamıştı.
Büyük olasılıkla askerlik yapmak istemeyen vatandaşımız savaşa karşı tepkili, bedelli askerliğe karşı eleştirisel, çürük raporlar alınarak askerlikten sıyrılanlara karşı bir tepkiydi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu gerekçeleri yan yana getirerek verdiği karar mantıken doğrudur. Zorla askerlik yapan bir gençle, vatan görevidir diye seve seve koşanı siz nasıl yan yana askerlik yaptırabilirisiniz?
Elbette birey yapacağı her işte, alacağı her grevde özgür olmalı. Zorla güzelliğin olmayacağını düşünürsek...
Bir kere Türkiye NATO’nun asker deposu olmaktan kendini kurtarmalıdır. Askerlik süreci daha mantık ölçülerine düşürülmelidir. Ve bedelli gibi varsıl ve yoksul ayrımına yol açacak kararlar üzerinde iyi düşünülmelidir.
İlla askerlik yapmıyorum diye vicdani ret kararı isteyenler de zorla askere alınmamalıdır.
İşte bütün bunları ortaya çıkaran temel nedenler sınıfsal çelişkilerin bu boyutta ortaya çıkmasıdır.
Birinin oğlu hayatını ortaya koyarak askerlik görevini yaparken diğerinin oğlu sırf parasını bastırdı diye askerlik yapmaması ciddi sıkıntılara yol açar.
Bedelliden alınacakla şunu bunu yapacağız demek de bahanedir.
Vatan görevinin maddi bir bedeli olmasına odaklanılması da milli duyguları ciddi biçimde zedeler.
Ve bütün bu çırpınışların son bulmasının tek çaresi de silahsızlanmış bir dünya, sınırları kalkmış bir yeryüzü, savaşmayacağı andı içmiş uluslararası ortak düşüncedir.
Bedelli askerlik ve vicdani ret kararı için kişi kendisine sıkça şu soruları sormalıdır.
“Param yok diye askerlik yaparken parası olanın askerlikten sıyrılması haksızlık değil midir?” “Vicdani ret kararı alarak askerlik yapmak istemeyen vatandaş sizce bedelli askerliğe ve bir türlü çözümü bulunamayan kardeşin kardeşi kırdığı bir savaşa karşı haklı tepki koymuyor mudur?” “Ülkemizi yönetenler ve muhalefet neden ulusal birlik içinde olamıyor? Böylesine hayati sorunları niçin çözmekte gecikiyorlar? “Vicdani ret yasalaşırsa ulusal özgeçmişimize ihanet edilmiş olunmaz mı?” Bedelli askerlik ve vicdani ret kararları için kendi kendinize soracağınız bu sorular yaşanılan karmaşada yön bulmamıza olanak sağlayacaktır. Sosyal bilimciler de düşünce ve görüşleriyle politikacıların sağlıklı karar almasına yardımcı olmalıdırlar.
Sözün özü...
Bedelli askerlik vatandaşı çelişkiler yumağına dönüştürür, böler, güvensizleştirir.
Askerlik yapmayacağım diyene de zorla askerlik yaptırılamaz.
İyisi mi askerlik sürecinin biraz daha kısaltılması... Keple, potin arasına sıkıştırılmış gencimizin sivil hayata katılımının çabuklaştırılması.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...