Salı, 18 Haziran 2019
Şahin AKÇAP

Hayalet şehir mi, hayalet devlet mi?


Okurlarım bağışlasın. Depremden bu yana yazdığım her üç yazının ikisi deprem konulu oldu. Böyle giderse olmaya da devam edecek.
Felaketlere ilişkin her kes bir şeyler söylüyor, yazıp çiziyor.
Ancak şu günlerde Van’da başlayan deprem göçünün ardından kente:
“Hayalet kent!” Benzetmesi yapılması tüylerimi diken diken edip, kanımı donduruyor. Neden Van hayalet kent olsun ki?
Deprem gerçeği enkazıyla dipdiri ayakta durmuyor mu?
Kar altında kalan yazlık felaketzede çadırları her saat haberciler tarafından dünyanın dört bir yanına ulaştırılmıyor mu? Bebeler soğuktan, anneler yavrularının donma tehlikesi yüzünden çığlıklarını dört bir yana göndermiyorlar mı?
Yağan karın ve geride bıraktığı dondurucu soğuk karşısında, buz sarkıtlarının altında depremzedelerin uy havarları yeri göğü inletmiyor mu?
Van kenti yerinde... Can havliyle yol bulup, iz sürenler kenti terk etseler bile geride kalanlar bir zamanların uygarlık kenti Van’da nefes alıp nefes vermeye devam ediyorlar.
Doğrudur hayalet var! O hayalet de kimse darılıp gücenmesin bir kaplumbağa hızındaki devlet değil mi?
Yardım dağıtamayan, korkunç bir depremin ardından gelen artçıların hesabını bile yapamayanların hayalet devleti!
Oysa Van ayakta... Vanlı yurttaş hayata tutunabilmek için canını dişine takmış. Et ve kemik olarak nefes almakta. Ama devlet bir var bir yok. Bir var bir yok olan şeye ne denir? Hayalet!
Gönül isterdi ki Şehircilikten Sorumlu Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcıları deprem yerinde karargâh kurup yardım dağıtımını bizzat idare etmeleriydi. Nerdeler? Depremden canı yanan, yakınlarını kaybeden, panik ve korku içinde kalan depremzede tepki gösteriyor diye küsüp gidilir mi? Devlet küser mi? Küsen devlet birden hayalet devlete dönüşmez mi?
Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Fatma Şahin’in önerisi için henüz somut adımlar atılmadı.
“Kardan, buzdan zemheri kıştan korunmanın, kurtulmanın yol ve yöntemi depremzedelerin başka kentlere geçici transferleri ve sosyal tesislere yerleştirilmesi.” Düşüncesi de hayalet oldu.
Şimdi Van’da insanlar capcanlı bir devlet istiyor...
Yardımı hızlı biçimde dağıtabilen, yazlık çadırlardan donmakta olan insanları çekip alan, laftan çok sorun çözen iş üreten bir devlet!
Bakalım ikinci depremin de öldüremediği insanlarımızı karakışa kurban vermeden hayatta tutabilecek miyiz?

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-05-14

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-06-17

E-bülten Gurubu

bize katılın ...