Salı, 18 Haziran 2019
Şahin AKÇAP

Atatürk’e


Erzurum’un Pasinler ilçesini perişan eden depremin hemen ardından Atatürk deprem bölgesine gider.

Vaziyet kötü, tablo karanlıktır...

Çekilir bir kenara, üzüntüsünden kahrolmuştur.

Atatürk’ün bu halini görenler yanına sokulur:

“Yeisleşmeyin paşam! Biz buraları yeniden ayağa kaldırırız, hem de eskisinden sağlam.”Derler.

Mustafa Kemal Atatürk’e “Diktatör!” Diyenler ne kadar zavallı ve küçüktürler. Tarihi bilmeyen, yaşananları tahlil edemeyen biçarelerdir.

Mustafa Kemal’in hayatından sadece bir kesitini incelemek bile insana onunla ilgili çok fikirler verebilir.

O’na diktatör demek kurtuluş savaşının inkârı, yaptıklarının görmezden gelmesi demektir.

O diktatörse ona diktatör diyenlerin biat ettiklerine ne demeli?

Bir dönemi alaşağı eden Atatürk yeni bir dönemi başlatırken hiçbir zaman geçmişten kopun dememiştir. Kurduğu Tarih Kurumu bunun somut kanıtıdır.

Bize Atatürk çok daha iyi anlatılabilirdi.

On Kasımlarda beyaz yakalıklarımızı çıkartanlar, gözyaşı dökmemizi isteyenlere garip tavırlar takınmışlar. Oysaki On Kasım’larda daha güzel anlatılabilirdi Atatürk.

“Doktor doktor kalksana

Atam elden gidiyor çaresine baksana” Hüzünlü şiirleri yerine Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar destanlarını anlatılabilirdik.

Ve yaptıkları...

Halkı için özel yaşamını bile hiçe sayan özverileri birer ibret öyküsü değil midir?

O, ölümünden 73 yıl sonra bile yaşayan ve sevilen, anma günlerinde, ulusal bayramlarda bir deniz gibi kabrine akan halkıyla bütünleşen liderdir.

Ona diktatör diyenlere:

—Hadi oradan. Siz, biat ettiklerinizin hesabını verin önce bir! Diyor, ayıplıyorum.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-05-14

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-06-17

E-bülten Gurubu

bize katılın ...