Pazartesi, 19 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

ÇEYİZ SANDIKLARI

“Hocam, çeyizimdeki iki yün yastığımı da gönderebilir misiniz?”
Görev yaptığı okulun velileri arasında genç bir hanım Van Depremindeki yurttaşlarımız için yardım toplamayı üstlenmiş. Sevda Duygulu Hanımın çağrısına yanıt hemen gelince okulumuzun kütüphanesi daha ilk günden yardım paketleriyle dolup taştı.
İlginç ve beni odama kapatıp hıçkırarak ağlamama neden bir olay oldu.
Adı Figen olan bir hanımefendi velimiz, odamdan içeri girip:
“Hocam karınca kararınca bir şeyler getirdim. Ama bir şey de göndermek istiyorum olur mu acaba?” Hanımefendinin neyi göndermek istediği bugünkü yazımın başlığı oldu.
Daha birkaç saat önce internete düşen o müthiş mesajlarla sarsılmıştım.
Deprem bölgesine montunu ve aşağıda okuyacağınız notu göndermiş Gölcük depreminden kurtulmuş bir yurttaş. Yazdığı notu montun cebine özenle katlayıp koymuş. O nota

"Geçmiş olsun kardeşim, ben de Gölcük'te senin şu an yaşadıklarını yaşadım. Maddi-manevi ne sıkıntın olursa bana 05xxxxxxxxx numaralı telefondan ulaşabilirsin, hiç çekinme" Diye yazmış. Monta kavuşan deprem mağduru da aynen şunları yazmış:

"Allah razı olsun kardeşim. Şu an gönderdiğin montla ısınıyorum. Sana söz bir gün sen düşersen ben de seni kaldıracağım" Her gün oynadığı oyuncağı, çok sevdiği kışlık botunu gönderen çocuklar var. Hepsi de iyilikle ayaklanmış, yüreklerinin yarısını yollara salmış. Tıpkı montunu gönderen gibi… Tıpkı çeyizindeki yün yastıkları bir an bile tereddüt etmeden göndermeye karar vermiş o hanımefendi gibi. Okul bahçesinde koluma yapışan öğrencilerim: “Sakın ama sakın üzülme Hocam. Bak benim babam kurban parasını gönderecek sizin memlekete.” Diyor. Bir deprem… Yerle bir ederken dağı taşı, koca binaları sanki üzerimizdeki o ölü toprağını da savurup atmış. Bu anlattıklarımdan onlarcası sosyal paylaşım sitelerinde dönüp duruyor. Çok sevdiğim, neden şimdiye kadar arayıp memleketimdekilerin ahvalini sormadı dediğim arkadaşım arıyor: Sanki elimi kolumu bağladılar. Ararsam kara haber verecek diye arayamadım bir türlü seni diyenler de çoktu. Daha dün umutlarımı solduran onca canın alındığı kasavetin yerini bugün bir ışık gibi parlayan yepyeni umutlar alıyor. Yüzlerce musibete rağmen şimdiye kadar nasıl ayakta kalıp yıkılmadığımızın şifrelerini çözüyorum. Kardeşliğimiz gün ışığının şavkıyla aydınlanıyor. Nasırlaşmış sandığımız yüreklerimiz kıpır kıpır. Gölgelerin birer birer kalktığını hissediyorum... Sizde bu duyguyu yaşamaya başladıysanız güzel günler yakın derim...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-17

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...