Perşembe, 19 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Susuz yaz

Necati Cumali’nin edebiyatımıza kazandırdığı Susuz Yaz romanı zaman içinde filmde olmuştu.
Su savaşlarını kırsal kesimde doğup büyümüşler çok iyi bilir.
Yaz sıcağı her yeri yakıp,kavurduğunda göletlerden ya da su kaynaklarından yönlendirilen su çırpaşlar(DSİ nin görevli su memurları) tarafından toprak sahiplerine sırayla dağıtılır.
Bazen aç gözlülük sıra bekleyenleri yoldan çıkarır ve su hırsızlığı yaptırır.
Ya da düşmanlıklar,kin ve nefret ön plana çıkar:
-Önce benim bostanım,bağım!meydan okumalarıyla kavgaya yol açar.
Sonuçta ortaya çıkan fatura ağır olur;birkaç yaralı,birkaç ölü haberi yazılı ve görsel basının haberi olup güne kan kırmızı ağıtsı damgasını vurur.
Necati Cumali’nin romanında işte bu anlattığımız su kavgası yalın biçimde anlatılmaktadır.
Hülya Koçyiğit’in,Fikret Hakan ve Erol Taş’ın başrolleri paylaştıkları Susuz Yaz filmi ne zaman su ile ilgili bir haber yansısa basında aklıma düşer.

* * *
Su hayatın kaynağı.Canlıların baş gereksinimi.Ancak bu kadar değerli maddeyi öylesine hoyrat kullanıyoruz ki akıllara ziyan.
Su sızdıran musluklar,bir diş fırçalarken bile hoyratça harcanan,boşa akıtılan tonlarca su dünyamızı yavaş yavaş susuz yazlara doğru çekip götürüyor.Gün gelip de kent belediyeleri:
-Suyumuz şu kadar günlük kaldı!diye duyuru yaptıklarında elimiz ayağımız birbirine dolanıyor.
Olan şey ansızın olmadığı zaman müthiş bir panik yaşarız.
Suyumuz yirmi dört saat kesildiğinde ise o ana kadar değersiz görünen bir bardak su birden en değerli madde olarak görünür.
Elbette insan oğlu ihtiyaçları için tüketecek.Ama savurmak,gereksiz ve boş yere tüketmek gün gelir dünyamızı kaotik bir sürece taşır ve karın,yağmurun yağmadığı günleri kaplarımıza dayatır ki bunun suçunu doğada aramak da nafile olur.
Hani yaz ayındayız...
Elimiz ayağımız hep su içinde...
Su olmazsa kımıldayacak halimiz yok....
Lütfen Necati Cumali’nin o güzel yapıtnı bulup, buluşturup bir okuyun.Bakın su sorunun ne yuvalar yıkıp,yok etmiş ve nasıl bir kan davası ortaya çıkarmış öğrenin.Hatta çocuklarınıza da bu romanı okutun ya da siz okuduklarınızı onlara anlatın.
Tanrı kullarını bir yudum suya,bir lokma ekmeğe muhtaç etmesin.Biline ki o an geldiğindedir asıl dünyanın sonu geldi dediğimiz an...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...