Cuma, 6 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Kör olasınız demiyorum, kör olmayın da görün!


“Hain karanlıktı gece Can garip, can suskun, can paramparça!”Ahmet Arif Bütün bir yaz boyu barış yazıları yazdım. Kemal Burkay’ın, Türkiye’ye dönüşüne en çok sevinenlerden biri oldum.
Ancak son saldırı ve eylemler herkes gibi benimde barış umutlarımı bir hızar gibi biçip attı!
Söyleyiniz Allah aşkına! Şimdi barış yazıları yazmak, akil adamlar önermelerini sunmaya devam etmek saflık, acılarla gark olanlarla dalga geçmek olmaz mı?
Kürtler başlıklı inanılmaz derecede güzel bir yazı kaleme almıştım. Kürtlerle aynı okula giden, aynı sınıfı paylaşan, aynı mahallede top koşturan ve sayısız Kürt anasına ana diyen ben!
Nasıl koyacağım köşeme o yazıyı. Demeyecekler mi bana:
“Senin yazdıkların külliyen yalan!”Diye. Oysaki her satırı hayatımdan damıtılmış. Tek bir hilafı olmayan, abartısız çırılçıplak bir yazı!
Çukurca’da vurdular beni. Gecenin sessiz ve zifiri karanlığında yılanlar gibi süzülüp gelerek. Nişanlıydım, belki de sözlü, kim bilir henüz doğmak üzereydi sılada bırakıp geldiğim karım. Ya da seviyordum her gün şafak sayıyordum tezkeremi alacağım güne. Yakıyordum sigaramın ucuyla sevdiğime gönderdiğim mektupların ucunu. Bazen türküler çığırıyordum sabah 05–07 nöbetinde ıpıssız dağlarda yankı olup dolanıp gitsin diye ak saçlarını koynunda saklayan anama.
Beni vurdular... Kardeşliğimizin tam alnının orta yerinden... Sıcak bir kan dolandı yatağımın içine, sandım ki düşlerimin sıcak suyuydu uykularıma karışmış.
Vakitsiz bir gün ortası geldi acı haber. Dediler ki; on beş, on altı, yirmi, yirmi dört can gitti. Sonraları sayı yirmi altıda durdu.
Kara haber bu ya! Tez ulaştı; dağları, vadileri, ovaları aşıp canları alınmışların sahiplerine.
Dündü... Acılar içindeydi günüm. Ancak yazmalıydım... Klavyeye dökülen gözyaşlarım buğulanan ekranda önce öfkeye dönen satırlardı. İlk başlığı;
”Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!” oldu.
Sonra tiksindim intikam temalı tümceden. Değiştirdim; “Çukurca katilleri barışı mı katlettiler?”Sorusuna döndü bugün öğlen yayınlanan yazım.
Aklım diyor ki barış en çok emek verilen değermiş. Barış, yürekli insanların yaratabilecekleri kutsallıkmış. Korkaklık ta silahlara sarılmak, saldırmakmış. İşte o korkaklar vurdular barışı bembeyaz göğsünden!
Tetik düşürülen kardeşliğimizdir. Türk’ü Kürt’ten koparacak, Kürdü Türk’ten... Biliyorum sıkılan bunca kurşunun, alınan bunca canın hesabını yine halkımız soracaktır... Özellikle de Kürt kardeşlerimiz!
Ey barışa giden yollara kan doğrayanlar ey!
Kör olasınız demiyorum, kör olamayın da görün!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...