Perşembe, 22 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Milli Eğitim için bu uygulama önemli ve yerindedir. Neden mi?


Öğretmenlerin devasa tatili tehlikeye giriyor diye üzülmek yersiz.

“Artık öğretmenler üç ay tatillerinin içinde eğitim programlarına alınacak.”Diyen Bakanlık pratiğe yansıyan aksamalardan, eğitim uzmanlarının yıllarca hazırladığı raporlar ışığında yola çıkmıştır.

Eğitimin sürdüğü çalışma takviminde yer yer seminer çalışmalarına alınan öğretmenlerden en çok müfredat planı ve dolayısıyla öğrenciler etkilenmiştir. Boş geçen dersler, seminere katılımcı olan öğretmenin planlarını yetiştirememesi kaygısı ve huzursuzluğu, öğretmensiz sınıftaki öğrencinin disiplinsizlik yaratacak başıboşluğu vs. vs…

Seminerler, değişen dünyadaki eğitim programlarının ülkemiz eğitimine uyumuyla ilintilidir.

Bakınız İKS (İlköğretim Kurumları Standardı) gibi mükemmel bir projeyi hayata geçirmek için Milli Eğitim bünyesindeki AR-GE (Araştırma ve Geliştirme) birimleri ve bu birimdeki değerli uzmanlar geceli gündüzlü çalıştılar.Okulların yardımcı müdürleri ve rehber öğretmenleri seminer çalışmalarına alınarak İKS’nin çalışma yöntemleri ve uygulanışı anlatıldı.Eğitilen seminer katılımcıları bu bilgileri ivedilikle okul bünyelerine taşıdılar.Ancak dar zaman ve öğretmenlerin eğitim yoğunluğu sistemin yeterli biçimde yansımasını olumsuz etkiledi.

İKS ve bezeri projeler için sürekli yenilenen, formasyonunu diri tutan öğretmenlere gereksinim vardır.Peki bu nasıl başarılacak derseniz en uygun zaman öğretmenlerin yaz tatillerinden eğitilmesine ayrılacak süreçtir. Bu zaman diliminde öğretim yılı içersindeki zaman katledilmemiş olacak ve öğrencilerin boşa geçen zamanları kurtarılacaktır.

Öğretmenin güçsüz veya eğitim yoksunu olarak gösterilmesiyle bu uygulamanın kesinlikle bir ilgisi yoktur.

Bugün hala ders notlarını bilgisayar e okulu sistemine kaydetmekte zorlanan sayısız öğretmenlerimizin olduğunu söylemek isterim. Bu durumdaki öğretmenleri yaz tatilinden ayrılacak iki haftalık bir bilgisayar eğitiminden geçirmek onları üzmek ya da tatilinde uzaklaştırmak olarak algılanmamalı tam aksi yetkinleşmeleri için önemli bir adımın atılması olarak değerlendirilmelidir.

Pedagoji uzmanları çok iyi biliriler ki kendini sürekli yenilemeyen insanın bilgisi sınırlanır. Bu sınırlanma sahip olunan bilgilerin donuklaşmasına neden olur ki böyle bir durum öğretmenin aktivasyonunu yok eder.

Milli Eğitim Bakanlığının, öğretmenlerimizin tatillerinden birkaç haftayı onların eğitim ve yenilenmeye yönlendirmesi doğru bir çalışmadır.

“Benim bilgim sınanmamalı!”

“Eğitim seminerlerine alınırsam öğrencilerim ve velilerim olumsuz düşünür, yetersiz mi bu kaygısı taşır!” Gibi duygusallık yersizdir.

Ne yazık ki bugün hiç kitap okumayan ve eline gazete almayan, bilgisayar denen bilgiye açılan aygıtın klavyesine dokunmaktan korkan nice öğretmenlerimiz var.

Oysaki dünya değişiyor. Küreselleşen dünyamızda değişim ve yenileşme adeta ışık hızıyla yarışıyor. Ve bu değişim ve dönüşüme ayak uydurmayan ülkeler yarışan ülkelerin uzağına düşüp üçüncü ülke sıfatı alıyor.

Her şeyimiz olan ve geleceğimizin devamı olan çocuklarımızı emanet edeceğimiz öğretmenlerimizi yenileşmeye ve değişime davet etmek bence tarihsel ve toplumsal bir sorumluluktur bu adımı atan Milli Eğitimin bu projesi eğitim emekçiler tarafından eğilip bükülmeden desteklenmelidir.

Meslekte otuz beş yılına doğru koşan bir öğretmen olarak asla bu uygulamadan gocunmuyor:

“Ben her şeyi biliyorum. Ne gerek var tatilimin gasp edilmesine.”Gibi duygusal bir travma da (incinme) yaşamıyorum.

Zamanı gelen bir bilgisayarın bile formatlanması gereksinimi duyulduğu bilgi ve teknoloji çağında kendini yenileyemeyen insanların özellikle öğretmenlerin ülkesini yarışan ulusların gerisine düşürür somut gerçeğini unutmamalıyız.

Önemli not: Bilgisayar öğretmenlerinin birçoğunun her yıl görevlendirildiği program yazılımı veya soru bankası oluşturma çalışmaları uygulamalarından Milli Eğitim Müdürlükleri vazgeçmelidir. Birçok kentimizde bu uygulama ne yazık ki çocuklarımızı bilişim dersi gibi hayati bir dersten soyutlamaktadır. Okullardaki bilgisayar sınıflarını atıl konuma düşüren bu uygulama bence doğru değildir. Milli Eğitim Müdürlükleri okulları bilgisayar öğretmeninden yoksun bırakmak yerine yazılım ve soru bankası gibi sorunları için ya hizmet satın almalı veya bu öğretmenlerimizi yaz tatili çalışmaları olarak planlayacağı zaman dilimlerinde görevlendirmelidir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...