Pazartesi, 19 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Dünya Barış Gününde:Barışa bir şans vermek!


Kavga en kolay eylem biçimidir. Binbir bahanelerden birini öne sürmek yeter ve artar.
Derler ki; Habil ve Kabil’den bu yana insanların barış içinde bir arada yaşama isteği yok olmuştur.
Oysa kavganın temel nedeni egolarımızıdır. Daha fazlasına sahip olmak, egemenlik kurmaktır.
Kapitaizmin bir üstü ve en azgını emperyalizimi avuç içlerinde tutan büyük uluslar işte bu egoları tahlil ederek savaşların temelini hazırlarlar.
Birinci ve İkinci paylaşım savaşlarında silah sanayini kuran ülkeler gün gelip tükenecek yer altı kaynaklarının yerini alacak coğrafyaları kontrol altında tutmak için zayıf yönetimlere sahip ülkelerin yönetiminde kukla yöneticileri oluştururlar.
Tıpkı sömürgeci ülkeler yani; İngiltere, Fransa, İtalya,İspanya, Portekiz gibi. Ve bütün bu ülkelere her zaman etki yapacak Amerika gibi…
Laos, Kamboçya, Vietnam, Afganistan, Irak ve şimdilerde; Libya, Tunus, Mısır,Suriye bugün Amerika’nın ve işbirlikçilerinin ağına düşen ülkelerdir. Peki, Amerika ve gerideki Büyük Britanya yani İngiltere bunlarla yetinecek mi? Elbetteki hayır! Büyük Orta Doğu Projesini hayata geçirmek için kukla Ortadoğu ülkelerinin yöneticilerini kulaklarından tutmaya devam edecektir.
Barışçı politikaları etkin kılacak tek eylem biçimi kitlelerin örgütlenmesi ve savaş aleyhtarı platformu oluşturmasıdır.
Yani Amerika , İngiltere, Fransa Halkları ülkelerinin yayılmacı, sömürücü politikalarına seslerini yükseltmedikleri sürece kıyıcı ordularının yokedici güçleri zulüm ve baskıyı uygulamaya devam edecektir. Irak ve Afganistan’da, Amerikalı askerlerin tecavüz, işkence gibi insanlık suçu eylemleri bugün internett kanalıyla dünya insanlığına ulaşması sağlanılmış, nefret yaratmıştır. Bunlara tanık olan Amerika halkı ülkesinin savaşçı ve işgalci politikasına karşı tavır almak zorundadır. Aksi takdirde Amerika ve benzeri ülkelerin ulusları misilleme boyutu kazanmış terör eylemleriyle iç içe yaşamak zorunda kalacaktır.
Barış yeryüzünün tek umudu ve şansıdır. Çünkü savaşlar insan kıyımının yanısıra doğal çevrenin de yok olmasını kaçınılmaz kılmaktadır.
İnsanı yok etmek yerine insanın içinde olduğu doğayla beraber yaşamak zorunda olduğu bilincinin kazandırılması tek yol ve çaredir.
Gözyaşı ve kan akıtan ulusların halkları devletleri ne kadar güçlü ve teknik donanıma sahip olursa olsun akan kanın ve gözyaşının sahiplerince bir gün misillemelerle yüz yüze geleceklerini çok iyi bilmek zorundadırlar.
Tarih göstermiştir ki ezilen ve sömürülen halklar kadar ezen ve sömürgeci politikasını sürdüren ülkelerin halkı da acı çeker.
1 Eylül Dünya Barış Günü!
Bakalım bugünün anlamını, kritiğini savaşçı ve işgalci ülkelerin insanı yapabilecekler mi?Saldırgan ülkelerinin savaşçı politikalarının şifresin çözebilecekler mi? Barışın bayrağını meydanlara çıkarabilecekler mi?
Silahların sustuğu, insanın insanı yok etmediği bir dünya için çaba göstermeliyiz.
İnsanlık; savaşsız ve sömürüsüz bir dünyayı kurmak için geç kalmamalı!
Yurtta barış, dünyada barış sloganını klişelleştiren bir büyük liderin bu sözü söylemeden önce ömrünü savaş meydanlarında tükettiğini, savaşların insanoğlu için en barbar ve ilkel çözüm yolu olduğunu yaşayarak öğrendiğini unutmamamlıyız.
Dünya barış günü tüm dünyada sıradanlaşan gün kutlamaları dışında ve çok ciddi bir biçimde değerlendirilmelidir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-17

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...