Cuma, 6 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

EYLÜL


Bakmayın siz sıcakların ayak diretmesine. Gün çoktan döndü, mevsim değişiyor usul usul…
Nasılda benziyor ömürlerimize mevsimler. Baharı gençliğimize, yazı olgunluğumuza, Sonbahar’ı yaşlılığımıza, Kış’ı da ömrümüzün son demine…
Şair Ahmet Haşim iç dünyasının kargaşasına benzetir güzü…Merdivenler şiirinde hüzünle anlatır bunu.

MERDİVEN
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...

Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...

Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...

Yaşam ömrün basamaklarından oluşur. Tıpkı bir yılı dört mevsim yaşayan doğa gibi.

Edebiyatımızda, müzik ve resim sanatımızda Eylül görkemli bir yer tutar. Belleğimizi zorladığımızda en güzel şarkıların ve en güzel reismlerin Eylül temalı olduğuna tanık oluruz.

Doğa zor bir mevsim olan Kış’a, Sonbahar’da hazırlanır. Ağaçların sararıp, kuruyan yaprakları serinlemeye başlayan yel ile savrulur dört bir yana. Kabuğunu daha bir sertleştirir en naif bitkiler.

Eylül’ün insanlığı sarsan acılı günleri de vardır.

12 Eylül askeri darbesi ülkemiz için en ızdıraplı dönemlerden biridir.

11 Eylül tarihi de, Amerika Birleşik Devletlerinin kağıttan bir kaplan olduğunun mesajının verildiği gündür. New York gibi dünyanın en iyi korunan kentinin İkiz Kuleleri iki yolcu uçağı tarafından vurulmuştu.

Eylül ayının en doyumsuz görüntüler oluşturduğu yerlerden biri Antalya Elmalı’dır. İlçe merkezinin Gömbe yönüne açılan yokuşlu yolundadaki ağaçlar Eylül’le birlikte güneşin alaca rengini alır; sonra da sarı, mor, kızıl renklerin bir araya geldiği renk tufanına dönüşür.

Eylül’le birlikte insan da değişir. Hüzün veren bu mevsim; içe dönük, yoğun duygusallık yaşayan insanları can evinden vurur. İnsan daha fazla uyuma gereksinimi duyar. Çünkü vücuttaki uyku hormonlarının en çok çalıştığı mevsim Sonbahar’dır.

Eylül’de zinde kalmanın tek yolu; dostluk yürüyüşleri, sanatsal etkinlikler katılımdır.

Ve Eylül, okul yaşına gelmiş çocukları olan anne ve babalar için zorlu bir aydır.

Kayıtlar, alınacak giysiler, çocuğu okuluna getirip götürecek servis araçlarının seçimi,üst baş alma kaygısı ebeveynlere uykusuz geceler yaşatır.

Her şeye rağmen Eylül adı gibi güzel bir aydır. O geldi mi uzak diyarlardan gelen göç kuşları da harakete geçer. Akdeniz sıcak bir ilimin beldesidir ama Akdeniz’den daha sıcak yerler özlemiyle kanatlanır kuşlar.

Antalya’da Eylül’ü bu yıl 30 Ağustos sabahının bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru karşıladı.
Yağmur rahmettir…Yağmur bereketin müjdecisidir. Bu ilk yağmurlar tarladaki tarım emekçisini de hızlandırır. Hasatın bir an önce kalkması için rızkını toprağa emanet etmiş insanlar canla başla çalışır.

Yakındır bu ayın sonuna kadar bağ bozumu da başlar. Bağ bozumunun en renkli yaşandığı yerlerden biri de Akseki ve Gündoğmuş ilçeleridir. Antalya’nın türküler konu olmuş meşhur mor üzümü bağ bozumunda görücüye çıkar ve hiçbir zaman da üreticisinin elini böğründe bırakmaz.

Eylül, güzel kentimiz Antalya’nın yüzünü sanata bütünüyle döndüğü aydır.

Eylül, Antalya Uluslar arası Altın Portakal Film Festivali için geriye sayımın başladığı ve hazırlıkların sonuçlandırıldığı aydır.

Eylül, göç yollarına dizilmek için sabırsızlaşan kuşların, okul bahçelerini dolduran çocukların ve rüzgarın sesinin duyulmaya başlandığı aydır.

Ve Eylül öyle büyük bir onura sahiptir ki daha ilk gününde dünyayı Barış Günü için ayağa kaldıran aydır.

Hoş geldin Eylül!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...