Perşembe, 22 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Kent içi ulaşım düzenlemesinde feryatlar devam ederken!


Bir önceki yazımda kent içi toplu taşımada yapılan düzenlemeden bahsetmiş, panikten söz etmiştim.

Okurlarım yıllardır yazdıklarımı okur ve olaylara yansız ve objektif yaklaştığımızı bilir.

Ne dünya görüşümüzden, ne de hayata bakış açımızdan zerre kadar taviz vermediğimizi de.

Sayın Hasan Subaşı’nın belediye başkanlığı yaptığı bütün dönemlerde oyum kendisinindi. Nedeni de çalışmaları, çalışmaların temelindeki koordinasyonu ve insancıllığıydı. Ve her zaman:

“Subaşı’na verdiğim oy helal olsun, hem de anasının ak sütü gibi!” Demekten asla geri durmadım.

“Yiğidi öldür ama hakkını yeme!” Sözünden santim bile şaşmadım.

Sayın Menderes Türel basının içinden gelen ve bu kentin çocuğu olma özelliğiyle saygı duyduğum bir isimdir. Onun dönemindeki belediye çalışmalarını eleştiren yazılarım da oldu. Özellikle hafif raylı sistem... Esnafın durumu, çalışmaların normalin altında seyretmesinin verdiği sıkıntılardan söz ettim. Ve her Antalyalı gibi:

“Ah keşke bu önemli çalışmanın boyutu farklı olsaydı, yeraltı treni (metro) olsaydı ve Sayın Menderes Türel adını Antalya tarihine yazdırsaydı.”Dediğim de çok oldu.

Bekir Kumbul dönemini de acımasıca eleştirdiğim oldu. Drenaj kanallarının olmadığı bir büyük kente Antalya’da yeşilin azalmasıyla ortaya çıkan sel akıntılarının kenti ciddi biçimde tehdit ettiğini ve buna Büyükşehir’in seyirci kaldığını anlattım. Seçim bölgesi Antalya’ya geldiğinde Öğretmen evinde konuk olan C.H.P Milletvekili Sayın Osman Kaptan’a da durumu izah ettim. Yağmur yağdığında Dokuma semtindeki çöp konteryarları sel sularıyla Şarampole kadar sürükleniyor dedim. Kepez Belediye Başkanı M.H. P’li Mehmet Atay’ın yoğun bir drenaj çalışması sürdürüp Kepez’i istenmeyen fazla sulardan arındırınca da yazdım. Sayın Atay’ı her gördüğümde yaptığı çalışmalarından dolayı içtenlikle kutladım.

Ve yazılarımda tüm belediyelerin çalışmalarına usanmadan sıkça yer verdim. Süleyman Evcilmen’in yaratıcılığından, toplumsal bütünlüğün nabzını tutan ustalığından ve güçlü diyaloglarından söz ettim. Muhittin Böcek’in hiç kimseyi siyasi kimliğiyle ayırmadan hizmet vermesini hep alkışladım.

Hazır söz açılmışken bir devlet okulunun kantin inşaatı için kendini ziyaret eden yönetici ve okul aile birliği başkanının saygıyla kapıda karşılayıp, kapıda uğurlayan ve beton gereksinimlerini ivedilikle karşılayan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün olumlu yaklaşımını da şimdi buradan yazmayı ve onu yürekten kutladığımı da duyurmak istiyorum.

Kısacası bu kente yaşayan her insan kentin can damarlarını ellerinde tutan belediye başkanlarını artılarıyla alkışlayıp, desteklemeli ve olumsuz gördüklerin sövüp saymadan yapıcı biçimde eleştirmelidir diyorum.

Doğrusu dört gündür kentimizde ulaşım güzergâhlarının yeniden düzenlenmesiyle ciddi bir sıkıntı yaşanıyor. Bundan önceki yazımda söz ettim. Ve 45 dakikalık süre içinde iki araç kullanan; ancak ikinci araca da, birinci araca ödediği gibi ücret ödeyenlerin karşılaştıkları bu haksızlığın mutlaka ve ivedilikle giderilmesini de yazdım.

Bütün bunlardan söz ederken okurlarım arasında yorum ve telefonlarıyla haklısın diyenlerle haksızsın diyenler oldu.

“Menderes Türel için de böyle yaklaşım göstermeliydiniz.”Vurgulamaları yapıldı.

Belli ki birçok okurumuz veya ilk kez bizi okuyan okurlarımız Sezar’ın hakkını Sezar’a vermeyi ilke edinen bakış açımızla yoğrulan yazılarımızı okumamışlar. Yazdığımız bu sitenin arşivleri emirlerindedir ve araştırabilirler.

Dünkü yazıma ilave olarak Sayın Mustafa Akaydın Hocaya bir iki düşüncemi yazmak istiyorum.

Birincisi... Reformlar tepki getirir. Ancak reformlar halka iyi anlatılırsa destek bulur veya oluşan tepkiyi azaltır.

İkincisi... Eski düzenek üzerinde bir iki aracın geçici olarak hizmet vermesi sağlanarak yeni sistemi algılamakta güçlük çekenlerin mağduriyeti önlenebilirdi.

On personelin üzerindeki resmi ve özel kuruluşların personelden sorumlu yöneticileri veya insan kaynaklarından sorumlu olanlar kısa süreli bir seminerden geçilerek vatandaşa bilgi taşımaları sağlanabilinirdi.

Özellikle hafif raylı sitemin hizmet verdiği noktalardaki güvenlik görevlisi gençlerle konuştuğumda onların da bilgilendirilmediğine tanık oldum. Bu görevliler de yeni sistemin işleyişi ile eğitimden geçirilmeleri gerekmez miydi? Vatandaşın sorduğu sorulara net yanıt vererek ve yol göstericilik yaparak tepkilerin yumuşaması sağlanamaz mıydı?

Ve kurumlar arası kurulacak koordinasyon çok önemliydi.

Sistemin devreye girdiği 20 Ağustos günü Motorlu Taşıt sınavı vardı ve ulaşımdaki değişimden etkilenen onlarca insan sınavına giremedi ve dönem kaybetti. Oysa kurumlar arasında ciddi bir diyalog motorlu taşıt sınavına girecek insanlarımıza dönem kaybı yaşatmayabilirdi. Bence ulaşımdaki bu yen düzenlemede en büyük sıkıntı iletişimsizlik ve kurumlar arası diyalog olmuştur.

Bu kent için toplu iğne ucu kadar çaba gösteren kim varsa bence en saygın insan odur. Önemli olan ölçülerimizde kırıcı olmamak, eleştiri yaparken kırıp dökmemek, yaralamamak...

Bir önceki yazdıklarıma yorum yazan Mehmet Kocasay’ın eleştirisini aşağıda sunuyorum. Kendisine duyarlılığı için teşekkür ediyorum. Yukarıda yazdıklarım Sayın Kocasay’a dilerim yanıt olur. Haklı olarak Sayın Kocasay yazarçizer erbabının adaletli olmasını istiyor.

“Keşke ant kart zamanında bütün bunlar yapılmaya çalışılırken aynı sağduyu ve hoşgörüyü gösterebilseydiniz! bu işler 3 sene önce bitmiş olurdu. Ama ne oluyor? Ant kart zamanında kendini yerden yere atanlar bugün insanların kartından 4 katı paralar çekilirken "sabırlı olalım canım, ne olacak, düzelir" diyorlar. Sizi tenzih ederim ama bu yapılan iki yüzlülüktür, başka bir şey değil! Türel hata yapınca hırsız faşist, akaydın hata yapınca önemli değil.”Mehmet Kocasay

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...