Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Kin, nefret ve küslük en ağır yüktür


Bedenin fiziksel yükü gereksiz kilolardır. Normalde altmış kiloluk yük taşıyan bir bedeni siz seksen ve yüz kiloya çıkarırsanız vücudunuzdaki hücrelere damarlar kanalıyla kan pompalayan kalbinizi zora sokarsınız. Oksijen taşıyan ciğerlerinizi iflasa getirisiniz. Kaslarınızdan tutunuz da eklemlerinize kadar bütün bedensel varlıklarınızı zorlarsınız. Tıpkı normal yükünün iki katı yük vurulmuş kamyon gibi. Motoru zorlar, yakıtı çoğaltır, lastikleri yıpratır, durmaya ayarlanmış frenleri her an patlamaya yüz tutturmuş olursunuz.

Kin, nefret ve küskünlük de ruhumuzun en acımasız ve ağır yükleridir.

Gereksiz ve kırıcı bir sözcüğümüz, inciten bir tavrımız üzüntü veren pişmanlıklar yaratır.

Haksızlık yapmak ve zarar vermek vicdanınızdan asla çıkmayacak bir dikenin acı ve dinmez sancısını yaşatır.

Bireyin toplumsal hayattaki sıkıntılarını en aza indirmek için gelişmiş ülkelerde farklı ancak ortak noktası huzur olan yöntemlere başvurulur.

Uzmanlar özür dilemesini bilenlerin, hatalı bir davranışı sürdürmeyip özeleştiri yapanların, öfkesini ve nefretini sürdürmek yerine barışçı yaklaşımı yeğleyenlerin huzuru kolay yakalayabileceklerini söylüyorlar. Huzurun diğer bir adının da mutluluk olduğunu söyleyebiliriz.

Kin ve intikamı hayat biçimi olarak görenler ise sadece kendi yaşamlarıyla birlikte içinde bulundukları çevrenin de huzurunu yok ettiklerini söylüyorlar.

Bu düşüncelerimizi derleyip toparladığımız zaman, toplum liderlerinin yani siyasilerin ve ünlülerin, kitleler tarafından izlenenlerin söz ve davranışlarını olağanüstü önemsemeleri gerektiğini işaret ediyor.

Anadolu insanının en belirgin özelliklerinden biri küsmek, küs durmaktır. Dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış sözünü bilgelerimiz boşuna söylememiş.

Oysa akılcılığa sımsıkı sarılmış bir birey; küslük yerine konuşup anlaşmayı, anlaşılmaz olan çelişkiyi giderme yolunu seçer.

Birey eğer yıldızlarını bir türlü barıştıramadığı bir diğer bireyle karşılaşmış ise çırpınmak kavga, dargın kalmak yerine araya üzüntü vermeyecek mesafeyi koymalıdır.

Küslüğün içindeki duygusallığın sivri yanı komplekslerimizdir. Tıpkı kin gibi... Tıpkı nefret gibidir. Taşımayı sürdürdüğünüzde bir kartopu gibi hızla büyür. Atmayı, silkinmeyi başardığınız zaman ise sizi yürek yükünden kurtarıp tüy gibi hafifletir. Geceleri taş kesen yastığınızın yumuşadığını, uykusuz gecelerinizin yok olduğunu görürsünüz.

Kısacası hayatı sevimli kılmanın en akılcı yolu sevimli olmak, iyimser olmak, umudu asla tüketmemektir.

O halde sevimsiz, huysuz, kötümserlik gibi yaşama sevincine diken olan olumsuz duygulardan arınmak ve gereksiz yüklerden kurtulmak için ne duruyoruz?

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...