Çarşamba, 24 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Ege’de bir kaç gün


Büyüklerimiz boşuna dememiş:

“Tedbili mekanıda hayır var”! Diye.

İzmir’in Ayrancılar beldesinde hayatını kuran yedi numaralı kardeşim Hasan’ın oğlu Hakan’ın sünnet düğünü için tüm aile soluğu İzmir’de aldık.

Van’dan,Balıkesir’den,Antalya’dan koşup, İzmir’de tek can olduk.

Birilerinin:

“Ağzı burnu kirli,sümüklü.”Dediği...

Birilerinin de:

“Gavur İzmir!”Yakıştırması yaptığı;

Victor Hugo’nun Arşipel’i...

Yılmaz Özdil’in gevrek cenneti İzmir’i her gördüğümde müthiş heyecanlanır,duygulanırım.Çünkü İzmir ilk gençliğimin heyecanlarının peşpeşe yaşandığı dünya güzeli bir kenttir.

Temmuz ayının cehennem sıcağını bile hissetirmeyen sünnet töreni buluşmasında mutluyduk.

Yeşile yaslanan Ayrancılar’da soluklanıp,sünnet düğününde efelenip:

“Hayda efeler!”Dediğimizde takvim yaprağında 9 Temmuz vardı.

Düşündüm.

Hacıyatmazlara teslim edilmeye uğraşılan,binbir entrikalarla sırtı yere getirilmeye çalışılan ;sünnetlerle,kandillerle,dini ve milli bayramlarla,toy ve düğünlerle birbirine kenetlenmiş insanımızı katekulliye hiç kimsenin getiremeeceğine yürekten inanmalıydık.

İzmir’de sayılmayacak kadar çok arkadaş ve dostum vardı.Temmuz sıcağında onları zora sokmamak için aramadım ama özlemle andım.

Sünnet düğününden sonra İzmir’den bir saat onbeş dakikalık mesafedeki Aydın’a gitme sözü verip de hep ertelediğim akrabalarıma geçtim.

Gerek Ayrancılar’da ve gerekse Aydın’da ev sahipliği yapan akrabalarımızın içtenliği bir kaç günlüğüne olsa da yılın o yorgun günlerini,aylarını silip götürdü.

Aydın’da Tuğrul Öztürk Beyin sıkça sözünü ettiği özel girişimciliğin güzel örneklerinden biri olan Efe Şekerlemeleri fabrikasını ziyaret ettim.

Ahmet Ok Bey ve kardeşlerinin kurduğu fabrikanın girişindeki Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kahramanı efelerinin yer aldığı koca çerçeveli resimde, Yörük Ali’de vardı.Öğrendik ki Yörük Ali Efe Ahmet Ok’un atalarındandı

Fabrikada şimdilik 40-45 işçi çalışıyordu.Denizli yolu üzerindeki her şeyiyle mükemmel şekerleme fabrikasında; lokum,pişmaniye,helva üretiliyor,üretilenin önemli bir bölümü iç pazara sevk edilirken yurt dışı pazarlara da hatırı sayılır ürün gönderiliyordu.Hediye stantlarının vazgeçilmez hediyeleri arasına da giren ürünlerdeki çeşitlilik pazarlarının çoğalmasına da olanak sağlamıştı.

Üründe kullanılan ham maddenin yüzde doksanbeşi Aydın topraklarında yetiştiriliyordu ve her ürün gıda mühendislerinin kılı kırk yaran denetiminden geçiriliyordu.

Tuğrul Öztürk Bey:

“Birinci sınıf,her aşaması titizlikle değerlendirilen ürünlerimize ilgi her gün biraz daha artıyor.”Derken bir çalışan olarak haklı gururunu saklamıyordu.

Aydın’da bir kez daha anladım ki; bereketi sonsuz,insan sevgisi sınırsız Anadolumuz tarımda da,hayvancılıkta da gerçek değeri verildiğinde ekonomimizin yüz akı olacaktı.

Antalya’ya bir kaç günlük Ege ziyaretinden dönerken tüy gibi hafifleyen yüreğimde güzel anılar vardı.

Oğlunun sünnetini şaaşalı bir hava atma töreninden ise uzaktaki canlarını içtenlikle buluşmaya, birleştirmeye,kaynaştırmaya planlaan kardeşim Hasan’a,eşi Betül’e,aile büyükleri Ahmet Bey’e,eşi Hatice Hanım’a saygımın nasıl çoğaldığını anlatamam.

Aydın’a davetlerinde ısrarlarını hep sürdüren Kadriye Hanıma,oğlu Tuğrul Beye,kızı Tuba Hanıma,Efe Şekerleme Fabrikası patronu Ahmet Ok’a ve emekçi personeline minnettarım.

Aydın’da halk pazarında oğlunu saatlerce unutup,bırakan ve buna rağmen şirinliğini hiç kaybetmeyen,anılarımız arasına farklı bir yer alan Nedret Hanımı da yazmadan geçemeyeceğim.Ege insanının saflığının ve temizliğinin simgesi bu güzel insanlara selam olsun.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...