Salı, 12 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Ağacın kurdu


Haziran 2011 seçiminin üzerinden günler geçmesine rağmen Atatürk’ün partisinin içindeki sular durulmadı.

Yüzde yirmi altılık oranı mağlubiyet olarak gören parti içindeki muhalif kurmaylar kurultay için seferber oldu. Amaç varsaydıkları başarısızlığı parti üst yönetimindekilerin üzerine yıkmak...

Yani o ezeli hizipçilik yeniden hortladı ve partinin her yanını sarması için harekete geçildi.

Hedefte Sayın Gürsel Tekin var... Ancak asıl hedef elbette ki Gürsel Tekin’den sonra Kılıçdaroğlu’dur.

Bu satırların yazarı olarak kesinlikle ne Gürsel Tekin’in, ne de Kemal Kılıçdaroğlu’nun başarısız olduğunu söyleme namertliğinde bulunmam. Bence bu ikili ellerinden geleni yaptılar ve ülkeyi karış karış dolaşarak uyuşmuş, monotonlaşmış örgüt birimlerini canlandırıp seçim kulvarına sokmayı başardılar. Sosyal demokratların üzerindeki ölü toprağını attılar.

Hataları yok mu? Hataları var? Hataları kaşı gözü düşmüş parti içindeki nifakçılara, fesatçılara, hizipçilere karşı sessiz kalmaları ve dere geçerken at değiştirilmez yanılgısına düşmemek için onların hatalarını görmezden gelmeleridir.

Eğer yeni bir parti imajıyla yola çıkmışsanız hizipçiliği siyasi sanata dönüştürmüş ve yıllarca partisine seçim yenilgisi tattırmış, muhalefete mahkûm etmiş kimliklerden kurtulmak zorundasınız. Duygusal olduğunuz an; o hizipçiler koşmaya çalışan bacaklarınızı bir kördüğüm olup bağlanır ve sizi alaşağı eder.

Bakınız, hiç iktidar partisinin üst yönetiminde çatlak sesler var mı? Yok! Başarısız bir icraatı mesele yaparak sorun çıkaranlar var mı? O da yok! İşte buna siyasette bütünlük denir. Siz bu bütünlüğüne devlet olanaklarını da yanınıza alarak güce dönüştürürseniz elbette ki bileğiniz bükülmez olur.

Parti içi demokrasi diyerek hizipçiliğe göz yuman parti yönetimleri ise gün gelir çıban olmaya başlar, ayaklar baş, başlar ayak olur. Bugün ana muhalefet partisinde kaynatılmaya çalışılan kazanın ardında bir büyük partiyi muhalefet olmaya kilitleyen eskiler var.

Antalya’da yaşayan bir yurttaş olarak da Atatürk’ün partisinin çalışmalarından hiç memnun kalmadığımı söyleyebilirim. Bunda haksız olmadığımı da Antalya’da seçim sonrası ortaya çıkan başarısızlık tablosu gösteriyor.

Partiye yön verenlerin gözlerindeki ışıktan, vücut dilleriyle biz yeni partiyi içimize sindiremiyoruz demelerinden gördüm. Kılıçdaroğlu ekibine yaklaşımlarını da hep yapmacık olarak algıladım. Buna inanmayanlar varsa; Antalya mitinglerinden, Antalyalı parti yöneticilerinin, partilerinin genel başkanıyla birlikte oldukları anların görüntülerini bir incelesinler derim.


Bizde bir güzel söz vardır. O sözü de Atatürk’ün partisindeki hizipçilere anımsatmak istiyorum. Atalarımız derler ki:

“Taş yerinde ağırdır.”

Veya:

“Ağır ol adam desinler.”

Yani eski tüfekler kurultay çığlıklarıyla partiyi ayağa kaldırsalar da çakaralmazlıklarıyla hiçbir iş yapamazlar. Tam tersi geçmişten bugüne gelen saygı ve sevgilerini, karizmalarını kaybedip giderler. Silikleşirler! Efsaneleri sona erer. Metelik müzede sergilenme şansına sahip olsa da onlar metelikten bile değersiz bir hiç olurlar.

Kılıçadaoğlu ve ekibi asla umutsuzluğa kapılmamalı yüzde yirmi altılık oranı yenilgi olarak görmemeli ve kulaklarını; çatlak, hizipçi haset hezeyanı tonlu seslere tıkayarak yollarına devam etmelidirler.

2011 Haziran seçimi onlar için paha biçilmez bir deneyim olmuştur. Hem rakiplerinin çok güçlü olduğunu bir kez daha anlamışlardır, hem de parti içinde dalgalar yaratan eski tüfeklerin kendilerine iktidar olmayı yakıştırmadıklarına tanık olmuşlardır. Bu kıymetli pratik yol ışıkları olmalıdır.

Bence bu tecrübe, seçimden zaferle çıkmaktan daha büyük bir kazanımdır. Nihai hedef için önemsenmelidir.

Kısacası Atatürk’ün partisinin liderleri dost ve düşmanlarını, yol arkadaşlarını iyi seçmek zorundadırlar. Bu saatten sonra kadim Atatürkçülere başka bir parti kapısı aratmamalıdırlar.

Eski tüfeklere gelince...

Eskiye ilgi olsaydı bitpazarlarına nur yağardı.

Akılları varsa gölge etmesinler, başka ihsan istemez...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...