Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Gücünü kaybeden dil


Dil, ulusu ulus yapan özelliklerden biridir. Kültürel yozlaşmada dili ele geçiren güç, o ulusun egemenliğini de ele geçirir.

Yöresel ağız, bölgesel şive farklılığının çok uzağında olan uyduruk dil, jargonlaşan konuşma biçimi hızla yerini anlaşılmazlığa, sevimsizliğe bırakır. Hep beraber bunu üzülerek izliyoruz.

Gençlerin hayret ifadesi yerine kullandığı “oha!” sözcüğüne adım başı rastlamamak olanaksız.

“Hadi len!” gibi tavır koydurtan, “Höst!” gibi argolaştıran ve bir önceki kuşakla anlaşmazlığa düşüren konuşma biçimleri artık film dizilerinde de görülmeye başlandı.

Polisiye dizilerden Behzat Ç’deki replikler (konuşmalar) “lan” la başlayıp, “lun” la bitiyor. İşaret parmak ile orta parmak arasına başparmağın sıkıştırılmasını bile gölgede bırakan konuşmalardan sonra aklınıza bütün polislerin Türkçeyi argo konuştuğunu getiriyor. Oysa durum öyle değil. Bir televizyon dizisine jargon yükleyip izlenirlik oranını yükseltmektir amaç.

Balık baştan kokar sözünü boşuna dememiş büyüklerimiz.

Televizyon tartışma programlarında Türkçeyi eğerek, bükerek konuşan devlet adamları, politikacılar, sanatçılar dildeki sorunlara çözüm arayan dil uzmanlarına adeta saç baş yoldurtuyor. Oysa onlar konumları gereği toplumumuzun vazgeçilmez liderleri. Konuşmalarıyla, oturma biçimleriyle, saç şekilleriyle, giyimleriyle milyonlarca insanı etkileyecek kadar karizmatik önem arz ediyorlar.

Giderek yabancılaşan ve ekonomideki güçlü pazar sahibi ulusların dilinin altında ezilen ulusal dilimiz, bir de çocuklarımızın yarattığı jargonlarla, argolarla yıpranınca, geriye kalan anlaşılmaz sesler topluluğuna dönüşüyor.

O halde işe okullarda başlanılmalı, televizyon dizilerinden devam edilerek Türkçeye verilen zararların önüne geçilmelidir.

O malum dizideki komiser yardımcısı amirine “alo!” diye telefonda sesleniyor. Feleği şaşmış amiri yanıt veriyor:

“Haaa! Söyle laa!”

Ve diziyi seyreden çocuklar ve gençler bir gün sonra annelerine, babalarına, öğretmenlerine:

“Haaa! Söyle laa!”Diye yanıt verdiklerinde bu yazıyı anımsayın isterim.

Dil en kolay etkilenen ulusal değerdir. Etki alanındaki dikenlerden uzak tutulmalıdır. Türk Dil Kurumu dilimizdeki yok edici teröre etkin mücadele etmeli ve her kes bu mücadeleyi caın gönülden desteklemelidir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...