Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

“Gerçek başarı umutsuzluğu umuda çevirebilmektir!”


Bu sözü yanılmıyorsam Yaşar Kemal söylemişti. Anlattığı, tıpkı:

“Karanlığı parçalayan içine sızan ışıktır.”Sözündeki mesaj gibidir.

Ecevit’in “Karaoğlan” efsanesini yarattığı yıllardan önce Adalet Partili bir eski milletvekili çömez bir muhabir olduğum sırada aynen şöyle demişti:

“Bırakın bu sol kafayı evladım. Bu coğrafyada sol iktidar olamaz.”Demişti.

Olmuştu... İnatçı Ecevit’in yükselişi demokratik solu iktidara taşımıştı... Ancak ömrü uzun olmamıştı. Sermaye çevrelerinin gereksinim maddelerini stoklayarak ve piyasada kaos yaratarak oluşturduğu suni bunalımla Ecevit alaşağı edilmişti.

12 Haziran 2011 seçiminde yüzde ellilik seçmen oranını iktidar partisine kaybeden Ana Muhalefet Partisinde şimdi parti içi sıkıntıların oluştuğunu yansıtıyor medya. Siyaset işte böyle bir ortamdır. Kazanan baş tacı edilirken, kaybeden yerin dibine sokulur.

Ana muhalefet partisinde stratejik yanlışlıklar yapılmış olabilir. Ama genel başkanı ve ekibi dişini tırnağına takarak; dağ, bayır, ova dolaşarak elinden geleni yapmıştır. Bütün bunlar görmezden gelinerek, iktidar partisinin muazzam olanakları hiçe sayılarak günahı vebali ana muhalefetin üst yönetime yıkmak ayıptır ve bu ayıbın içindekiler de demek ki seçim öncesi, seçim ve sonrası entrikalar peşinde koşanlardır.

İlk kez genel başkanken genel seçim deneyimi yaşayan Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu performansı yetersiz görenler dönüp kendilerine bakmalı, aynadaki yüzlerinin ikiyüzlü olduğunu fark etmelidirler. Ve artık seçtirme, seçilme heyecanını, coşkusunu kaybeden, monotonlukla kuşatılan, sırf mecliste yer alma peşinde koşan dinozorların da eleyecek unlarının kalmadığını düşünerek eleklerini duvara asmalarının zamanıdır. Kendi kentlerinde sancağı kaybedenler, biri büyük kent belediyesi ikisi ilçe belediyesine sahip avantajları iyi kullanamayan ve kale tabir edilen büyük bir kenti altın tepside rakiplerine sunanların çıkıp ulu orta konuşmalarına ve genel başkanlarını eleştirmeye hakları yoktur!

Kılıçdaroğlu elinden geleni yapmış, etkin bir politika sürdürmüş, hem parti içindeki çatlak sesleri susturmuş ve de kimlik kavgası vererek her türlü olanaklarını seferber etmekten çekinmeyen iktidara karşı dik durmayı bilmiştir.

Kılıçdaroğlu’nun yeni görevi; umutsuzluktan umut yaratmak, partisi için yaratılmaya çalışılan karanlığın içine ışığı salmak, çatlak sesleri ikna edip susturmak ve ülkemizde barış içinde bir arada yaşama katkılarına güç vermektir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...