Çarşamba, 18 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Tek başına kurtuluş olanaksızdır!


Ormandaki ağaçlara sormuşlar:

“Nedir bu üzüntünüz?”

Binlerce, on binlerce, yüz binlerce ağaç dile gelmiş:

“Ne hazindir ki baltanın sapı bizdendir!”Yanıtını vermişler.

* * *

Örgütlenmemiş, tek başına kalmış, sömürülmüş, ezilmiş, posası çıkarılmış kitleler ağlayıp sızladığında, aklıma hep sapı ormandan kesilmiş balta gelir.

Seçimin iyi yapamamış, akılcı karar verememiş birey gün gelir umulmadık tuzaklarda yitip gider. Bizi yönet diye seçtiklerinin yarattığı zindanlarda yaşamaya mahkûm olur.

Çağdaş yaşam düzenine sahip ülkelerde örgütsüz insan yoktur. Tüm meslek grupları ve hatta mesleği olmayanlar bile sendikal örgütlenmelerin kopmaz birer halkalarını oluştururlar. Böyle ülkelerde iktidar erki de yanlış yapamaz, yanlışa giden yollara sapamaz. Bilirler ki örgütlenmiş halk en küçük çıkar yanılgısında tek yumruk olup karşılarında duracaktır.

Ne yazık ki bizim gibi hamaset edebiyatının kök saldığı ülkelerde dünya evrensel tarihine teğet geçilip yalnızca milli tarih öğretilir. Ve bu tarih bilgisi sadece şovenizmin yeşermesine yol açar. İşte bu yüzden insanlığın yaşadığı sonsuz bir geçmişin yalnızca bize özel ve hayli abartılmış bölümünü öğreniriz. Bu sığ bilgi ise vizyonumuzu küçültür, dünyaya bakış açımızdaki kararlarımızı etkiler.

Dünya lideri olmuş, buraya lütfen dikkat gerçek anlamda dünya liderlerinden söz ediyorum. Yoksa abartılmış, egosu şişirilmiş, kuklaya dönüşmüş liderler değil değindiğim. Tarihte silinmeyecek iz bırakmış liderlerin çok okuduğunu ve bu zengin birikimlerinin en önemli bölümünün tarih olduğunu görürüz.

Kurtuluş Savaşı gibi muazzam bir savaşın lideri Atatürk, Kartaca tarihini kendi tarihimiz kadar yetkin düzeyde bilmeseydi sayısız meydan savaşındaki askerlik okullarında ders olmuş stratejilerini uygulayıp zafere dönüştürebilir miydi?

Yani diyeceğim odur ki liderler kadar kitleler de tarih bilgisini zenginleştirse ve insanlık tarihinden dersler çıkarabilse hiçbir kurtuluşun ve özgürlüğün tek başına kotarılmadığını görecek ve anlayacaktır.

İnsanlık, en korkunç yönetim biçimi olan vahşi kapitalizmin duvarlarını yıkmadığı sürece tek başına kurtuluşa gidilmeyeceğini bilmelidir.

Boşuna söylenmemiştir:

“Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya da hiçbirimiz!”


“Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.”Şiirinde birlik ve beraberliği destanlaştıran Nazım Hikmet “Akrep gibisin be kardeşim!” Şiirinde ise bireyselliği, örgütlenmemişliği acımasız biçimde eleştirir.


Dilerseniz bugünkü yazımıza yine dünya şairi Nazım Hikmet’in; o yergi içerikli şiiriyle nokta koyalım.



AKREP gibisin kardeşim,

Korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.

Serçe gibisin kardeşim

Serçenin telaşı içindesin.

Midye gibisin kardeşim,

Midye gibi kapalı, rahat.

Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun kardeşim.

Bir değil,

Beş değil,

Yüz milyonlarlasın maalesef.

Koyun gibisin kardeşim,

Gocuklu celep kaldırınca sopasını

Sürüye katılıverirsin hemen

Ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.

Dünyanın en tuhaf mahlûkusun yani,

Hani şu derya içre olup

Deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.

Ve bu dünyada, bu zulüm
Senin sayende

Ve açsak, yorgunsak, al kan içindeysek eğer

Ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

Kabahat senin

Demeğe de dilim varmıyor ama...

Kabahatin çoğu senin canım kardeşim!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...