Pazar, 15 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Öğretmenin ölümü


Uzun süredir birlikte, omuz omuza çalıştığımız güzel ve iyi bir arkadaşımızı yitirdik. Otuz yılı aşkın süredir eğitimde yüreğini ortaya koyan Mehmet Uzunlar öğretmenimiz geride onurlu bir meslek hayatının anılarını evlatlarına miras bırakarak hakkın rahmetine kavuştu.



Akıl ve yüreğinin tornasından yüzlerce çocuk geçmiş, onlara onuru ve erdemliliği öğretmişti.



Hani derler ya karıncaincitmez... Mehmet öğretmenim öyle bir insandı. Hoşgörülü, yüreği pek, sözünü terazileyebilen...



Öldükten sonra insanın asıl ölümsüzlük mertebesi iyi yad edilebilmesidir.



Musalla taşına konan merhum için hoca:



“Nasıl bilirdiniz?” Diye üç kez cenaze namazında bulunanlara sorduğunda yanıt hep:



“İyi!” Olsa da, son noktayı orda bulunanların yüreklerindeki ve belleklerindeki anılarda merhumun artı ve eksileridir.



Ve hoca sorar:



“Hakkınızı helal ettiniz mi?” Yanıt ilahi bir korudan çıkan o tok ve sarsıcı sestir:



“Helal olsun!”



Sevgili Mehmet Uzunlar öğretmenim seni unutmayacağız. İçtenliğin ve hoşgörünle saygı ve rahmetle anacağız.





Emekli olmadan ölmenin pahalı yükü



Her yaşanan bir şeyler öğretiyor insana. Mehmet öğretmenin ölümü sırasında söyleştiğimiz arkadaşlarla yeni şeyler öğrendik.



Söz gelimi 30 yıllık memursunuz... Hayatın acımasız koşulları çalışmanızı gerektiriyor. Emekli olup da maaşınızın üç beş kuruş azalmasından yana değil gönlünüz. Veya sağa sola, kahveye takılmamak için çalışmak istiyorsunuz. Maazallah kaza geçirip veya bir kalp krizi sonunda öldünüz mü öldünüz mü devlet baba gözünüzün yaşına bakmıyor emeklilik süreciniz geçse bile size emekli ikramiyesini veya maaşınızı yüzde otuz eksik ödüyor.



Bu gerçeği sonradan öğrenenler hayretten küçük dillerini yutacak oluyor.



“Olmaz böyle şey! Devletin memuru daha fazla çalıştı ve hatta çalışırken öldü daha fazlasını hak ediyor!” Diyemiyorsunuz. Çünkü yasa öyle diyor. Ve emeklilik yaşı gelip de hala çalışma direncini devam ettiren devlet kulu memur hak ettiğinden yüzde otuz eksik oluyor.



Bu ülkeyi yönetenler bu garip duruma bir çözüm bulmamalılar ve ayakta bir ağaç gibi ölmeyi yeğleyen memurların geride kalanlarının devlet hazinesine giren kaybının önüne geçmeli ve bu durumdan şimdiye kadar mağdur olanların mağduriyeti önlenmelidir.



Hani çılgın proje diye yeri göğü inletiyoruz ya. Böylesine çelişkili durumlara bir çılgın proje üretmek için adım atılmalı. Kaybolan emek hak edilmiş olarak göçüp gidenin yetimlerine geri dönmeli.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...