Cumartesi, 7 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Bahar gibi sonbahar

Farkında mısınız?
Ekim ayının son haftasına girdiğimiz şu günlerde hava pırıl pırıl.Arada bir görünen yağmur bulutları hatır ıslaklığı bırakıp kayboluyor ortalıktan.
Oysa yağmurun toprağı suya doyuracağı günler olmalıydı bugünler.Toprak suya doyunca ve güneş bu ıslaklığın üzerine doğunca tavlanacaktı ekine hazırlanması planlanmış
tarlalar.
Uluslar arası Altın Portakal Film Festivali sanatçıları kentimize konuk ederken beraberinde sonbahar ve sinema sanatı tutkunu yerli ve yabancı turistleri de getirdi.
Konyaaltı plajlarından birinde kendimizi sonbahar güneşine teslim ettiğimizde kentimize konuk gelen tanımadığımız bir ailenin genç kızı her kesin duyacağı biçimde:
-Yav ne şehir be!Allah bilir kışın bile çiçek açıyordur buralarda.Ben bu kentte yaşasam yaz kış demem atarım kendimi Akdeniz’in mavi sularına.diye konuşuyordu.
Haksız da değil hani.
Antalya’nın o nefessiz bırakan yaz nemi olmasa eşi benzeri yok.Ama ne demişler:
-Her güzelin bir kusuru varmış.
Altın Portakal dedim de aklıma saygıdeğer Hasan Subaşı’nın dönemi geldi.
Gözümde hep :
“Yeri asla doldurulmayan reis! olan Sayın Subaşı zamanında Altın Portakal Festivallerinde biz yazıp çizenler baş tacı edilir,etkinlikler çok önceden bildirilir ve davetiyeler ivedilikle gazetelerimize ulaştırılırdı.
Bu durum biz medya erbaplarının kıvancıdır.Bu lezzet bizi mesleğimize daha çok bağlar.Azmimizi çoğaltır, adam yerine konulmanın hazzını yaşatır.
Gazetemize bu yılda davetiye gelmedi.Değerli Yazı İşleri Müdürümüz:
-Sözde gidip biz alacakmışız davetiyeleri.diye yanıtladı:
-Davetiye gelmedi mi?sorumu.
Aklıma Erbakan’ın iktidar dönemi geldi.
Şu an sayısız sosyal ve kültürel festivalin yapıldığı ; maliyetini kat be kat karşılayıp bir kültür mabedi gibi duran Cam Piramit için tek kuruş vermeyen ve bu yüzden biz yediden yetmişe tüm Antalyalıların protesto yürüyüşüne neden olan o kara,sevimsiz süreç!
Bakınız şimdi dünyanın sinema starları bu görkemli sanat merkezinde onurlandırılıyor,Türkiye’ye olan bakış açıları yeniden ve pozittif olarak şekilleniyor.
Ne diyordum..Biz yazar çizer takımına çok görülen,gereksiz olarak düşünülen davetiyelerden.Hani korkunç bir soru takılıyor tam bu sırada bilincime:
-Yoksa?!..Yoksa?!Bizim gazeteye diğer gazetelerden farklı bir tavır mı alınıyor?
Alınmıyorsa eğer peki nerede davetiyelerimiz?
Evet...Evet ..
Bahar gibi sonbahar yaşıyoruz.
Sanatçıların da başımız gözümüz üstüne konuk oldukları kentimizde yaşanan renklilik acılı,ağıtlı geçen sosyal yapımıza biraz olsun sızıları dindiren bir merhem gibi çalınıyor.
Ekim’in son haftası ve ben masmavi,hala yaz ılıklığını terk etmeyen Akdeniz’in pırıl pırıl sularına bedenimi bırakıp, ufuk çizgisine doğru kulaç atıyorum.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...