Cuma, 18 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Tören provalarındaki kayıp öğrenciler!



23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Ulusal Bayramları için her yıl inanılmaz yoğun çalışmalar sürdürülüyor.



İlköğretim okullarındaki öğrenciler 23 Nisan’a, Orta öğretim okullarımızdaki öğrencilerimiz de 19 Mayıs’a aylar önce kentlerimizin stadyumlarında hazırlanıyorlar.



Seçilen öğrenciler beden eğitimi öğretmenlerinin liderliğinde haftalarca sabahtan akşama kadar stadyumda tasarlanmış gösterilerde yetkinleşmek için planlanmış koreografiler üzerinde çalışıyorlar.



Veliler çocuklarının yıl içindeki derslerinden geri kalmasına, okul yöneticileri eksilen beden eğitim öğretmenlerinin geride kalan öğrencilere ders verememesinden muzdarip.



Bu konuyu seslendiren öğretmenler, veliler de:



“Ne o! Neden rahatsız oluyorsunuz? Milli bayramları da mı kutlamayalım?”Sitemleriyle olayın eğitimsel boyutunu düşünmeyenler tarafından sesleri kesilip, sindiriliyorlar.



Gerçekten önemli bir sorun bu!



Sesi gür çıkıp, tavır alan veliler çocuklarını bayram provalarından çekip alırken, sesini duyuramayan veliler de sanki bütün bir bayram kendi çocuklarının sırtındaymışçasına boyunlarını büküp kalıyorlar.



“Ne olacak canım? Geri kaldıkları dersleri telafi ederler!” Demekle bu iş olmuyor.



Ulusal bayramların şov yanını spor okulları hazırlamalı.



Öğrenciler derslerinden, beden eğitimi öğretmenleri de diğer öğrencilerine sundukları yıllık ders programından geri kalmamalı.



Geçmişte olduğu gibi her okul kendi bulunduğu semtinde ve kendi çabalarıyla bayram törenini yapmalı. Her yıl ilçe bazında yeteneği beden eğitimine uygun öğrencilerin seçimiyle genel gösteride görevlendirilmeli. Vatan görevi yapan asker gençlerimize de sorumluluk verilmeli.



“Milli duygularımız ne olacak?”Diyenlere de bir çift sözüm olacak.



—Şovla milli duygu inşa etmek şablonculuktan öteye geçmez!



Milli duygular; aile içinde, mahallede, okulda, okunan kitapla, seslendirilen şiirle, sürdürdüğümüz yaşam biçimiyle, düğünlerimizle, okul özelindeki müsamerelerle pekâlâ evlatlarımıza kazandırılabilir.



Stadyum dolusu şov çocuklarının ve gençlerinin rengârenkliğini; dışı cafcaflı kâğıt ve kurdelelerle süslenmiş ama içinde hiçbir şey olmayan hediye kutusuna benzetiyorum.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...