Cumartesi, 24 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Özgürlüğe kürtaj!



Yayınevlerinin iddia üzerine basılması ve kitaplaşacak metinlere el konması aklı başında her kese:



“El insaf!”Çektirdi.



12 Eylül sonrası “yasa dışı” mührü ile kitap toplatma, yakma veya bir depo içine yığıp hortumla ıslatmak en doğal baskı araçlarından biri olmuştu.



Öyle ki; bırakın siyasi polisi, jandarmayı artık vatandaş kitaplığındaki kitabını:

“Başıma bir iş gelir!”Kaygısıyla kendi yakar, imha eder olmuştu.



O günler bitecek, dileyen istediği kitabı okuyacak, savunduğu dünya görüşü için yazıp çizecek, özgürce konuşacak derken; şimdi de basılması projelenen veya baskıya hazır bekletilen kitaplar hedef altına alındı.



Eğer bir kitabın basılması, yayınlanması, dağıtılması yasaklanıyor, düşünceleri ve inançları nedeniyle insanlar gözaltına alınıyor, uzun süren yargılamalara tabi tutuluyor ve hatta tutuklanıp hüküm giyiyorsa; demokrasi, demokratlık olgusu ciddi bir yara aldı demektir.



Hani istenmeyen bir bebek düşünün.

Henüz ceninken nasıl sökülüp alınıyorsa ana rahminden, bir kitapta içerdiği konular yüzünden basılamıyorsa eğer, ikisinin adını da kürtaj koymak sanırım yanlış olmaz.



Eğer cenin bebek olma erginliğindeyse yapılan kürtajın adına cinayet, basılmakta olan bir kitap içeriği eleştiriyse ve kelepçe altına alınıyorsa anlatmak istedikleri bu eylemin adına da cehalet demek yanlış olmaz!



Bu ülke baskılardan çok çekti!



Koltuğu sallanan, kanını emdiği düzenin sallandığını gören; zayıf, korkak, beş para etmez insanlar tarafından zulüm altında çokça inletildi!



Ancak hiç birinin ömrü uzun olmadı!



Sokaklara, caddelere, kent bulvarlarına adları yazılanlar, değersiz birer isim gibi silinip gittiler. Tortunun içinde kalan ise; yaşanmış acılar, nefret, iğrenme oldu.



Bir düşünce içeriği ne olursa olsun, eylemleşmiyorsa suç kapsamına alınamaz.



Bir insan yasalara ters olsa da düşüncesi eğer eyleme dönüştürmüyorsa suçlu olamaz!



Ve ne yazık ki ülkemiz, kitabı henüz baskıya dönüşmeden yasaklayan ülke olma yanlışını da yazdırdı kültür tarihine.



Gelecek kuşaklar bu utancın lekesini silmek için çok zorlanacak!



Tanrının bile kendini peygamberleri aracıyla kitapla tanıttığı insanlık özgeçmişinde; bu büyük yanlışın affedilmez günahlar arasında yer alacağını da belirtmeden geçmek istemiyorum…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...