Salı, 17 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Sağduyu!


Şöyle bir düşünün. Kendinizi tokat yiyen polis müdürünün yerine koyun. O tokat size atılsaydı ne yapardınız?



Ben düşündüm… Eğer o genç polis müdürünün yerinde olmuş olsaydım soğukkanlılığımı koruyabilme olasılığı çok düşük olurdu…



Hiç kimsenin görevi, bulunduğu makamın özelliği bir diğer kimseye herhangi bir eyleminden dolayı şiddet uygulama gücü veremez! Değil milletvekili… Başbakan’da, Cumhurbaşkanı da olsanız bu böyledir.



Şimdi o polis müdürü arkadaşı düşünelim.



Sizce korktu mu?



Hayır!



Diyarbakırlı bir Kürt kökenli aile çocuğu olan genç polis müdürü Şırnak’ta görev yapmayı gönüllü olarak istemiş. Zaten o bölgenin çocuğu. Halkın; örf ve adetlerini çok iyi biliyor. Ve durumun bilincinde hareket etmese, yapılan yanlışa aynı karşılığı verse; ortam daha da gerilecek, sonucu vahim bir öfkeyi büyütecekti. Kesinlikle kan dökülecekti.



Sabır ve metanetle dişini sıktı. Şiddete şiddet göstererek küçülmedi. Tam bir görev adamı gibi vakar tavrını korumasını bildi.



İşte o polis arkadaş yılın polisi seçilmeli.



Bence o yiğit görevli arkadaşın duruşu, ortaya koyduğu soğukkanlı tavrı ve sabrı; polis okullarında, güvenlik görevlisi yetiştiren kurumlarda örnek ders olarak anlatılmalı.



Tokat atan milletvekiline gelince…



Partisi içindeki konumu, parlamentodaki yeri ne olursa olsun. Şöyle bir oturup düşünmesini çok isterdim. Ve hiç vakit kaybetmeden, o polis müdürüne ulaşarak özür dilemesini ve hatta tokat atan elini uzatarak gönül almasını... Ve unutmasın ki tokat attığı insan bir güvenlik şefi. Verilen talimatları uygulamak zorunda.



Parlamentoda şiddete karşı mücadele verecekse eğer, parti grubu içinde gönüllü olarak polisin kitlesel eylemlerde gaz veya cop kullanmasının sakıncalarını anlatan bir yasa hazırlayıp sunsun. Bir milletvekilinin en önemli görevlerinden biri de budur. Bu tür yanlışlık ve uygulamaları saptamak, yeniden meydana gelmesini önlemektir.



O genç polis arkadaşı, hiç kimsenin kolay kolay gösteremeyeceği tahammülü gösterdiği için yüreğime basıyorum. O coğrafyada doğup, büyümüş bir olarak olaydan sonra yaşadığı ruh sıkıntısını da tahmin edebiliyorum. Emdiği süt, yediği ekmek, aldığı maaş helali hoşu olsun. Sabırlı ve olgun duruşu patlamak üzere yakılmış bir bombanın fitilini anında söndürmüştür.



Aşk olsun! Helal olsun ona!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...