Salı, 16 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Yalama


Usta elindeki anahtarla musluğun somununu ha bire sıkıp sızan suyun kesilmesini bekliyor.

Ancak nafile. Sıkan anahtar, dönen musluk ve inadına akan su ustayı yoruyor.



“Yalama bu!”Diyerek, elinin tersiyle alnındaki terleri silerek:

“Ya havsa (yiv) açacağız musluk içine veya çaresiz değiştireceğiz.”Diyor.



Metal işte… Zamanla aşınıyor… Madde de tıpkı endüstriyel her meta gibi eskiyor…



Çaresiz usta son defa havsa açıp o da fayda etmezse eskiyen musluğu değiştirecek. Yenisi yine aynı işleyiş içinde görevini yapacak. Veya o haliyle bırakılacak, sızan su gereksiz tüketime neden olmaya, akarken de diğer aksamlara ve bağlantılara zarar vermeye devam edecek.



Hayatın içindeki kimi insanlar da bozuk, yalama musluk gibi olumsuz etkiler gösterir.



Değişmeye direnir ve hatalarıyla, günahlarıyla o yanlış çizgide yürümeye devam eder.



Onun belleğinde, davranışlarında havsa açamazsınız, huyunu, suyunu bir çırpıda eskiyen bir musluk gibi değiştiremezsiniz. Ama eğitime tabi tutabilirsiniz, yönünü değiştirmek için çaba gösterebilirsiniz. Ya da:



“Senden adam olmaz! Yalama olmuşsun.”Diye işin içinden çıkmaya kalkışırsınız.



İşte bu kaçış, varlığı belli yalamanın topluma hızla olmasa da usuldan zarar vermesini devam ettirir. Çünkü yalamayı iyileştirememişsindir, değiştirememişsindir. İstesen de, istemesen de değiştiremediğin o yalama insan yüzünden hatalar dizisinin oluşmasına neden olacaksın.



Bütün ve parça örneğindeki gibi birey ve toplum olgusu bu noktada büyüteç altına alınmalıdır. Ve eğitime şekil verenler, planlayanlar onu uygulama alanında yoğurup biçimleyenler; kıl payı bir hatanın, yanlışın veya eksiğin yaratacağı zararların sonuçlarını hesaplamalıdırlar.



İnsan genlerinde suç ve günah arayanlar öncelikli olarak sistematiği bozulmuş eğitime kafa yormalılar.



Unutmamalıyız ki birey toplumdur, toplumda birey…



Ve sosyal bilimciler, eğitimciler insanımızın en çok hata yaptıkları olayları objektif gerçeklerin ışığında irdelediklerinde, göreceklerdir ki var olan hata, eğitimde eksik kalmış bireyin yol açtığı sorunlar yüzündendir.



Üst yapı kurumu dediğimiz ekonominin gücü artırılırken; ona paralel olarak üst yapı kurumlarının en önemlisi eğitim de tartışmasız desteklenmelidir.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...