Perşembe, 22 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

İstiklal Marşı!


İstiklal Marşı ulusumuzun Kurtuluş Savaşında en acılı günler yaşadığı bir süreçte kaleme alınır ve o büyük yarışmada birinci olur, simgeleşir.

İstiklal Marşı için o yıllarda yapılan yarışmaya yaklaşın 500 ün üzerinde şiir katılır. Ödül de birinciye 500 lira olarak belirlenmiştir.

Ne var ki dönemin usta şairi Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı şiir yarışmasına para ödüllü olduğu için katılmaz.

Mehmet Akif Ersoy’un etkileyici, yurtsever duygular içeren şiirlerini bilen dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi şöyle bir mektup yazar:

"Pek aziz ve muhterem efendim,

İstiklâl marşı için açılan müsabakaya iştirak buyurmamaklarındaki sebebin izâlesi için pek çok tedbirler vardır Zât-i üstadânelerinin matlûb şi'iri vücûda getirmeleri maksadın husûli için son çâre olarak kalmıştır. Asl endîşenizin icâbettiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehiç vâsıtalarından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbeti arz ve tekrar eylerim.''

Bu mektuptan sonra para ödülünü almamak koşuluyla Mehmet Akif şiirini gönderir ve birinci olur. Ve 12 Mart 1921 de İstiklal Marşı ulusumuzun şanlı ve şerefli marşı olarak kabul edilir.

“Neden Safahat eserinize İstiklal Marşı’nı da koymadınız?”Sorusu sorulduğunda da:

“Çünkü artık o benim değil Türk Milletinindir.”yanıtını verir.

Büyük şair Mehmet Akif Ersoy hastalanmıştır. Ziyaretinde bulunan dostlarından biri:

“İstiklal Marşı’nın yeniden yazılabilirliğiyle.” ilgili bir soru sorar. O, nemli gözleri ve titrek, hüzünlü sesiyle:

“Allah bir daha bu millete İstiklal Marşını yazdırmasın.”Der.

Bazen, İstiklal Marşı okunurken; tınmayan, duruşunu bozmayan insanlarımızı görüyoruz.

Oysa bize öğretilen bu kayıtsızlık, aymazlık değildi.

Onlara İstiklal Marşı’nın bir büyük ulusun kanı ve canı pahasına yaratıldığını anlatmak ve ömrünün bir diliminde Çanakkale şehitliğini gezmelerini önermekten başka elimizden hiçbir şeyin gelmeyeceğini de biliyoruz.

Ama şunu yapabiliriz… Son onlu yıllarda bize vatanseverlik ruhunu kaybettiren etkenler nelerdir? Niçin var olma nedenlerimizden en önemlisi olan bu ruh erozyona uğradı?



İstiklal Marşı’nın kabulünün bu yeni yıldönümünde; başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimize ve onların onurlu mücadelesini, korkusuz güçlerini bizlere her zaman anımsatan büyük şair Mehmet Akif Ersoy’a rahmet dilerim.

İstiklal Marşı


Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma; kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl
Kahraman ırkıma bir gül, ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, hakka tapan, milletimin istiklâl

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakini sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! nasıl böyle bir imanı boğar,
Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler hakkın.
Kim bilir belki yarın... belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri «toprak!» diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda, fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli,
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar - ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli,


O zaman vecdile bin secde eder - varsa - taşım.
Her cerihamdan, ilâhi boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhu mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.




Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır; hakka tapan, milletimin istiklâl.

Mehmet Akif ERSOY

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-20

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...