Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Kaddafi’nin Ukraynalı sevgilisi



Kafası kumlar içindeki Ortadoğu ve Afrika diktatörleri birer birer tarihin sahnesinden silinmeye başladı.



Türkiye Başbakanı iken Bedevi çadırında Erbakan Hocaya en büyük hakareti çadırının önünde bekleterek yapan Albay Kaddafi’de bir varmış bir yokmuşların kervanına katılmak üzere.



6 Ekim 1996 tarihinde Tarblusgarpta Kaddafi’nin meşhur çadırında Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi yanlış bir anlaşılma sonrası Erbakan’a fırça atmış ve olay skandallara yol açmıştı. Yani kadayifin altının kızarmasının takipçisi Mücahit Erbakan yanlış bir bilgi yüzünden Kaddafi’ye toslamıştı. O olayla ilgili daha sonra ortaya çıkan bilgiler gazetelerde şöyle bir habere veya yoruma dönüşmüştü:



“ŞAKAKİ'DEN SONRA KADDAFİ'YE SUİKAST!”

”Filistin lideri Yaser Arafat'ın İsrail ile anlaşmasına karşı çıkan İslami Cihat'ın kurucusu Fethi El Şakaki 26 Ekim 1995'te Malta'da uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit düştü. Saldırıyı üstlenen olmadı, ancak İsrail istihbaratı MOSSAD'ın dahil olduğu bir ekibin suikasti düzenlediği konuşuldu. Liderliğini "Rhodes' kod adlı CIA'in Malta istasyon şefinin yaptığı suikast ekibi, daha sonra İsrail ve ABD'ye karşı tutumuyla bölgede ön plana çıkan Libya lideri Muammer Kaddafi'ye yönelik bir operasyon düzenledi. Kaddafi operasyonu önceden haber alınca suikastten kurtuldu.

MEHMET ÖZBAY'DAN CIA ŞEFİNE SİPARİŞ

O dönemde İstanbul'da özel bir üniversitenin mütevelli heyet başkanı O.O, Malta'daki CIA istasyon şefi "Rhodes' ile temasa geçti. Bunun üzerine Susurluk kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı'ya kimliğini veren Mehmet Özbay Chicago'dan Valetta'ya geldi. Mehmet Özbay, Şakaki'yi ortadan kaldıran ""Rhodes'tan düzmece bir Çiller dosyası hazırlamasını istedi. CIA'in istasyon şefi Başbakan Yardımcısı Çiller'i Kaddafi'ye suikast girişiminde bulunan ekibin içinde gösteren bir rapor hazırladı. Özbay, kısa bir süre sonra raporu Giresun Bölge Komutanı Tuğgeneral Veli Küçük'e iletti.

RAPORA ALDANDI, KIZDI

Küçük, raporun devletteki bağlantılarını kullanarak, Erbakan'ın Libya'ya ziyaretinden önce resmi bir kanalla Kaddafi'ye ulaştırılmasını sağladı. Raporda kendisine suikast girişiminde bulunan CIA ekibi içinde Çiller'in adını gören Kaddafi kızdı. Kaddafi, Çiller'le koalisyon kurduğu için öfkesini Başbakan Erbakan'dan çıkardı.

28 Şubat sürecini tetikleyen diyalog

Necmettin Erbakan, Başbakanlığı'nın 3. ayında Libya'ya gitti. Erbakan ve Kaddafi, Trablusgarp'ta çöle kurulmuş çadırda basın açıklaması yaptı. Kaddafi "Türkiye'nin geleceği NATO üyesi olmakta, Kürtlere eziyet çektirmekte değildir. Ortadoğu'daki güneşin altında Kürt milleti de yerini almalıdır. Kürdistan kurulmalıdır. Ayrıca Türkiye'nin uyguladığı dış politikadan genel olarak memnun değiliz. Çünkü düşmanımız olan Siyonist İsrail'le ilişki içindesiniz. Türkiye iradesini kaybetmiştir, işgal altındadır" dedi.

Erbakan ise şu karşılığı verdi: "Libya ile Türkiye kardeş ülkedir. Teröristler bilhassa Kürt kardeşlerimizi katlediyor. Bunların temel zihniyeti ateist ve komünist zihniyettir. Kökleri dış kaynaklıdır.' Türk basınına Erbakan'ın Kaddafi'den fırça yediği şeklinde yansıyan görüşme aylarca tartışıldı. Ziyaret 28 Şubat post modern darbesini tetikledi...”



Dünyanın efendileri, gelişmiş teknolojinin; gözleme, kayda alma ve arşivleme yöntemini ustalıkla kullanıp, yeri geldiğinde dünya gündemine sunarak alınması zor görünen kaleleri tek tek ve kolayca düşürmeye devam ediyorlar.



Yazdığını söylediği Yeşil Kitapla;



“Ben İslam sosyalizmini kurdum. Gerçek kurtuluşun yolu İslam Sosyalizmidir.”Diyen O Kaddafi şimdi daha fazla özgürlük ve demokrasi diyen halkının üzerine keskin nişancıların namlularını çevirmiş, savaş uçaklarıyla bombalamakla meşgul.



Tunus ve Mısır’da olduğu gibi halk Libya’da da geri atmıyor.



Peki, bunda Wikileaks Belgelerinin etkisi var mı?



Var…



Wikileaks Belgelerinin ülke özelindeki deşifresinde:



“İslam sosyalistiyim!”Diyen Kaddafi’nin adı Ukraynalı bir hemşire sevgilisi ile anılmıştı.



Eee bütün bunlar eski zaman masallarındaki gibi gizli kalıyor mu? Elbette ki kalmıyor. İnternetteki sosyal sitelerdeki bilgi akışı anında dünya ve ülke kamu gündeminde buluşmakta gecikmiyor.



Libya’ya kazık çakmışçasına yerinden kıpraşmayan Kaddafi’ye halkı güle güle diyor.



Yeşil Kitaplı, yeşil devrimci Kaddafi sürmeli gözlerinden dilediği kadar gözyaşı döksün, oğullarının özel orduları keskin nişancılarıyla halkın beynini dağıtmaya devam etsin bu uzun saltanatın finaline çoktan gelindi.



Eskiler gidiyor… Yenilerin eli kulağında… Peki, yeniler kim? Orasını ben bilmem!



Bilirse; İngiltere, İsrail ve Amerika’dan oluşmuş görkemli organizasyon ve onların sayısız kulları, kuklaları bilir.



Ya bunca hengâmenin zararı?



Elbette ki Libya’da sayısı hiç de azımsanmayacak şirketlere… Ve bu şirketlerde iş, aş, ekmek arayan emekçilere! Dilerim hayatları pahasına isyan bayrakları açanlar tam bağımsız bir Libya yaratmayı başarırlar.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...