Pazar, 8 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Haklısınız, Van Gölüne deniz deriz Sevgili Kılıçdaroğlu!


“Bu kadar çok konuyu nereden buluyorsun hocam?”Diye soruyor çoğu okurum.

Yanıtım basit:

“Bu ülkede konu derya, yazacak şey çok! Van Denizi kadar engin!”Diyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu geçen günlerde Van’da Vanlıların konuğuydu.

Vanlı konuğunu sever, sayar, öyle ki:

“Hoş gelmişsen, başım gözüm üstüne gelmişsen!”Demekten geri durmaz.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir önceki Van gezisinde bütün hemşerilerimle birilikte utanmış, arlanmıştık. Zira o günlerde; it, kopuk takımı gruplaştırılmış ve Atatürk’ün Partisinin Genel Başkanına affedilmez bir ayıbı sahnelemişti.

Oysa Vanlının kitabında misafire saygısızlık onursuzluktur. Bütün inançlarına ve değerlerine küfretmekten daha ağır bir kabahattir.

Cemrelerin düştüğü tarihte Van’da konuk olan Gandi Kemal bir anısını anlatırken:
“Halk Van Gölü’ne Van denizi der.”Deyince kimileri dili sürçtü, yanlış bir saptamada bulundu dedi..

Gandi Kemal’in belirlemesi doğrudur. Ve Vanlıyı çok yakından tanıdığının da somut kanıtıdır.

Elbette ki coğrafi bilgilerde Van Gölü Türkiye’nin en büyük gölü olarak geçer. Haritaya da öyle yazılır, ders kitaplarına da. Ancak gelin görün ki; Van halkı yediden yetmişe Van Gölü’ne asla göl demez, deniz der

Göl kenarında piknik yapmak için sepetlerini, semaverlerini, çullarını hazırlayan anneler evlatlarına seslenir:

“Balam tez olasınız, denize gidiyoruz, güzel yer kapak.”Diye seslenir.

Kısacası; Vanlının, Van Gölü’ne deniz dediğini sağır sultan bile bilir Sevgili Kılıçdaroğlu…

Bakınız Vikipedi sözlüğünde Van Gölü için neler yazılıdır:

“Van Gölü veya yöresel adıyla Van Denizi, Tatvan ilçesi sınırları içerisinde bulunan Nemrut volkanik dağının patlaması sonucu, bölgedeki tektonik çöküntü alanının önünün kapanmasıyla oluşmuş bir volkanik set gölüdür.
Çok sayıda koyu bulunan Van Gölü'nün yüzölçümü 3.713 km²'dir. Van Gölü hem tatlı su hem de deniz ekosistemlerinden farklı bir sucul ekosistemdir. Suları tuzlu ve sodalıdır. Göl suyu tuzluluk oranı %o19, pH'sı ise 9.8 dir. Göl su seviyesi iklime bağlı olarak yükselip, düşmektedir. Ancak ortalama olarak denizden yüksekliği 1646 metredir. Gölün ortalama derinliği 171 m, en derin yeri ise, 451 metredir. Gölün doğu bölümünde dört ada vardır. Bunlar; Akdamar, Çarpanak, Adır ve Kuş adalarıdır. Adalar tarihi ve turistik özelliğe sahiptir ve 1990 yılında Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmişlerdir.
Van Gölü dünyanın en büyük sodalı gölüdür ayrıca Türkiye'de bulunan en büyük göldür. Gölün tuzlu-sodalı suları, biyolojik çeşitliliği sınırlamaktadır. Gölde bilinen 103 tür fitoplankton, 36 tür zooplankton ve tek bir tür balık inci kefalı, (Chalcalburnus tarichi) yaşamaktadır. Göl etrafı karadan 430 km.'dir. Yöre halkına göre gölde bir canavar yaşamaktadır. Söylentiyi çıkaranların amaçlarının bölgeye turist çekmek olduğu söylense de, söylentileri araştırmak amacıyla bölgede pek çok bilimsel araştırma ekibi çalışmalar yapmıştır. İstanbul-Tahran demiryolu hatlarını da bağlamaktadır. Türkiye ve İran'a bağlanan demir yolu 1970 lerde yapılmıştır.”
Bunlar bir kenara, şimdi size Van Gölü’nün hayati sorunlarından söz etmek istiyorum.
Van özellikle İran-Irak Savaşı sonrası müthiş göç alan kentlerimizden biri oldu. Dolayısıyla nüfus arttı, konutlaşma had safhaya vardı. Kentleşme kapalı havza gölü özelliğine sahip Van Gölü’nün de hızla kirlenmesine neden oldu. Eğer devlet destekli etkin önlemler alınmazsa çok yakında Van Denizinin, Van Batağı olması kaçınılmaz olacaktır.
Hani derler ya her şeyde bir hayır vardır!
Dilerim sizin Van Denizi söyleminiz, Van Gölü’nün hayati sorunu olan kirlenmesine de bir tartışma açar ve köklü bir çözüm getirir.
Size güzel bir Vanlı geleneği anlatarak teşekkür ederken, Van Denizi söyleşimize de böylece nokta koymuş olayım.
Van Denizine pikniğe giden Vanlı kadınlar semaver yakma yarışına girişirler. Semaver dediğim öyle elektrik veya sıvı yakıtla yakılan semaver değil. Sacdan yapılmış, üzerinde demkeşi olan, dumanladığında boruyla hava alması hızlandırılan yöresel bir çay makinesi
Akıllı kadınlar piknik öncesi hazırlık yaparken; çabuk tutuşacak tahta parçaları ve çıralar alırlar yanlarına. Van Denizi kıyısına vardıklarında semaverler fora edilip, sularını doldurduktan sonra, ateşliklerine kuru çalı çırpılar veya önceden hazırlanmış minik tahta parçaları konarak tutuştururlar. Bu artık yarışın başladığının işareti sayılır.

Yarışta semaverini en tez kaynatan, çayı demleyip eşinin ve çocuklarının bulunduğu yer sofrasına koyan hanımlar aferinler, alkışlar alır

Semaver çaysız Van kahvaltısı, Van kahvaltısız semaver çayı olmaz!

Ve nenelerimiz der ki:

“Ey balam! Kim ki, Van Denizi kıyısında seher yeliyle kahvaltı eylemiştir, biline ki ömrüne de bereket katmıştır.”

Ey Van Denizi kıyısını ya da Yüksek Denizi görmeyenler! Doğa harikası Van Denizi kıyılarında, Van Kahvaltısıyla ömrünüze ömür katmak için daha ne duruyorsunuz?

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...