Pazartesi, 23 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Bir Kuzey Kıbrıs yazısı da benden…


Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin son yaşanan olaylarda sergilediği nahoş tavır; ne ilktir, ne de son olacaktır.



Antalya Öğretmen evini beş yıldızlı bir öğretmen evine dönüştüren özverili yöneticilerine Kıbrıs Girne öğretmen evini hizmete açma görevi de verilmişti.



Arkadaşlar gittiler…



Gecelerini gündüzlerine katarak çalışıp, şu an mükemmel bir öğretmen evi olarak hizmet sunan Girne Öğretmen evini açtılar.



Zaman içinde, öğretmene hizmette yol arkadaşım olanların yaptıklarını görmek için iki- üç günlüğüne Kıbrıs’a gittim.



Trafiği soldan işleyen Kıbrıs’ı gezerken öyle şeylere tanık oldum ki nutkum tutuldu.



Bir zamanlar en kaliteli şarapları üreten bağlara sahip olan ve ürettiğini dünya ülkelerine pazarlayan Kıbrıs’ta ne yazık ki üzüm bağlarının yüzde sekseninden fazlası kurumaya ve hatta yok olmaya terk edilmişti…



Kıbrıs’a gidenler, gezi esnalarında mola verilen yerlerde bulunanlar bilir. Avuç içine sığan yuvarlak ve ince kabuklu, tek bir tanesinden bir bardak portakal suyu çıkarılabilecek Valensia tipi portakalı vardır. O portakal bahçelerinin de önemli bölümünün sizlere ömür olduğuna öğrenmiştik!



Bir zamanlar Girne Kalesinden bakıldığında zümrüt yeşili maviye kardeş manzaralı Kıbrıs’ın artık yalnızca fotoğraflarda kaldığını fark etmiştik.



Gezi otobüsümüzün şoförüne sormuştum:



—Sebep ne? Kafayı mı yedi Kıbrıslı! Bu güzelim kadim bağların ölümüne göz yumulur mu hiç?



“Eeee beyim! Yollarsa anavatan gıcır gıcır Türk liralarını, beleşe yatar bu millet. Üzüm bağını da, portakal bahçelerini de böyle kaderine terk ederler.”Yanıtını almıştım.



İşte tam bu noktada eğri oturup doğru konuşmak gerek.



Bunun suçlusu Kuzey Kıbrıs vatandaşını tüketici konumuna terk edenler, asalaklaştıranlar mı; yoksa dede- baba bağ ve bahçelerine sırtını dönen soydaşlarımız mı?



Ve bir şeye daha tanık oldum…



Kıbrıslılar, Türkiye’yi sevmiyorlardı.



Kıbrıslı tur şoförünün deyimiyle; Türk parasını çatır çutur yerken, işini gücünü İngiltere’den hallederken, Türkiye’ye az gelişmiş, geri kalmış demekten geri durmuyorlardı. Bırakın vergilerimizden tıkır tıkır kesilen ve yavru vatandır diye gönderilen ekonomik yardımı; o topraklar için onlarca Mehmetçik’in kanını bile umursamıyorlardı.



Bakınız; Kuzey Kıbrıslı, Anavatanın yardımından öyle bir rehavet içine düşmüş ki; kent yolcu taşımacılığında bile Hataylı, Adanalı şoförler çalışıyor.



Giderken de gelirken de Alanya’dan, Girne’ye kalkan hızlı deniz otobüsünün yolcusu olmuştuk.



Hemen karşımda oturan ve hal hareketinden, saçından, başından asker olduğu anlaşılan delikanlıyla yol boyu söyleşmiştik.



“Şimdi bana burada askerlik yapmak ister misiniz diye sorsalar hayır derim.”Dediğinde kaşlarımı çatmış, irkilip, hayretten küçük dilimi yutacak olmuş:







“Hay Allah! Nedenmiş o?”Diye sormuştum. İzine giden genç asker de:



“Çocuklar nöbet tuttuğumuz yere taşa atıyor. Defolun, buradan gidin diyorlar!”Yanıtını vermişti.



Elbette yapılan yardımlar; soydaşlığımızdan, tarihsel bağlarımızdan, askeri ve lojistik önemden…



Elbette yapılan onca yardımın hesabı yapılmamalı… Başa kakılmamalı… Ama isz tutar bütün bu fedakarlıkların ardında “ha…tir!” derseniz alacağınız yanıt da elbette ki yen içinde kalmayacak kol olur…



Ama Kıbrıslı da haddini bilmiyorsa ve yediği kaba ediyorsa bu tavrın yanıtı da elbette ki aferin olmamalıdır.



İnanıyorum ki ahde vefadan haberdar gerçek yurtsever Kıbrıslı mutlaka var… Ama üzülerek söylemeliyim ki; olumsuz ve genel kanı yukarıda anlattığım gibi.



Bence ülkemiz, Kıbrıslı soydaşlarımıza on parmağını bal edip yalatmak yerine, kendi üretim alanlarında işe yarayacak iş ortamları yaratmaları için projeler sunmalı. Kadim üzüm bağlarına, portakal bahçelerine yeniden can verilmeli.



Ve sözün özü…



Kardeşliğe, soydaşlığa dayanışmaya, kader birliğine sonsuza kadar evet!



Ama nankörlüğe bin kez hayır!


Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...