Cuma, 6 Aralık 2019
Şahin AKÇAP

Hani, Fırat’ın kıyısında bir kuzu kaybolsa sorumlusu devletti?


Sayın Adil Gürkan’ın “Anaların Kuzularını Kaybeden Çakallar” Başlıklı yazısındaki sitemlerine katılmamak olanaksız. Bu öylesine can alıcı bir sorun ki; öfkesini hiç kimse kında tutamaz. Ve cellatlar karışsısında susan herkes bu insanlık suçunun kan gömleğini de giyer.



Faili meçhuller, yok edilenler için bu ülkede günlerce bir dakikalık ışıkları karartma eylemleri yapıldı.



12 Mart karanlığında tek suçu:



“NATO’ya hayır!”



“Amerika defol!”Dedikleri için hayatının baharındaki delikanlılar bir dönemin asılmışlarına misilleme olsun diye darağacında sallandırıldı.



12 Eylül cehenneminde; vatan, millet, Sakarya velvelesinde ülke zindana dönüştürüldü, zifiri karanlığın içine çekilenler o bilinen puşt oyununu sahnelemeye başladı, kardeş kardeşe kırdırıldı.



Nice yurtsever aydınlar, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar, öğrenciler, namuslu polis şefleri kent meydanlarının en işlek yollarında vuruldu, çapraz ateşlere tutuldu, evlerinin önünde bombayla havaya uçuruldu.Bu ülkeye cumhurbaşkanlığı yapmış bir insanın ölümü bile şaibeler arasında çalkalanıp durdu.



Utançlarından mosmor kesmiş yetkililer yükselen kitle öfkesini eritmek için:



“Cinayet faillerini ortaya çıkarmak devletin namus borcudur!”Söylemlerine sarıldı.



Doğu ve Güneydoğu kırsalında köyler boşaltıldı, direnen köyler, köylüler için provokasyonlar düzenlendi. Ölüm tacirlerinin izleri ustaca silindi.



Cumartesi anneleri ve şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy dolaştırılan üzerlerinde, camlarında kayıpların fotoğraflarının yer aldığı otobüsler dolaştırıldı.



Kuzularını arayan annelere yanıt hep:



“Yüreğine taş bas, otur oturduğun yerde!”Tavrı oldu.



Ciğerler dağlandı!



Ağıtlar yakıldı!



Sonuç?



Sıfıra sıfır elde var sıfır oldu!



Peki, bundan sonra ne olacak?



İsterseniz işe devlet adamlarından başlayalım.



Devlet adamı olmak, namuslu siyasetçi olmak bu devirde zordur.



Bir kere temiz, tertemiz ve ödünsüz olacaksın.



Oyuyla sana güven belirtip, sorumluk aldıranlara ihanet etmeyeceksin.



Oy kaygısıyla hareket etmeyeceksin.



İkiyüzlü olmayacaksın.



Günü geldiğinde Ecevit gibi tarım politikana el koymaya çalışan Amerika’ya bile:



“Sen benim iç işlerime karışamazsın! Benim köylüm devlet izniyle haşhaş da eker!”Restini çekebileceksin. Attığın her adımda halkın seni:



“Helal sana! Nihayet Amerika uşağı olmayan liderlere sahip olmaya başladık.”Saygısıyla selamlayacak.



İşte bütün bunları yapmayı başarabiliyorsan eğer, ülkenin her karış toprağında olup bitene müdahale edebilirsin. Halkın sinesini her icraatına açabilirisin. Aynalardaki yüzüne gururla ve utanmadan bakabilirisin.



Faili meçhulleri, çakalların yok ettiği evlatlarını arayan ve her gününü kanlı gözyaşıyla geçiren anaların, babaların derdine derman olabilirsin!



Şu sıralar Cumartesi Anneleri hatırlandı.



Onları hatırlamak, kanlı karanlığa cesurca vicdanın kararlı ışığını tutmak demektir.



Devletin Cumartesi anneleriyle ilgili attığı adım gerçekten ciddi ve çözüme yönelikse; bu adımın bu ülkede bir tabunun daha yerle bir olduğunun habercisidir diye düşünüyor ve inanılmaz bir sevinç yaşıyorum.Bir vatandaş olarak korkmayın karanlığın üstüne yürüyün diyorum.



İşte, tam bu sırada devlet denen olguyu bir anımsayalım.



Peki, devlet kimdir? Biziz! Ve devlet mekanizmasını çalıştıracak da biziz!



O halde birinci görev devlete sahip çıkmak; iti, uğursuzu, çakalı, kıyıcıyı deşifre etmektir.



Sahipsizlerin sahibi olmak istiyoruz diyorlar. Bu çok ciddi bir sorumluluk yüklenmektir.



Fırat’ın kıyısında kuzulara sahip çıkmak da…



Cumartesi annelerinin yaralarına merhem olacak, faili meçhullerin suçlularını bulacak, çakal sürüsünü ortaya çıkaracak her adımı saygıyla karşılıyorum. Yeter ki bu atılan adımların içinde zerre kadar oy kaygısı olmasın… Gelişmeleri yürekten izliyorum!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-11-26

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-11-25

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...