Çarşamba, 16 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Ya Devlet başa, ya kuzgun leşe!

Ruhat Mengi en yürekli kadın gazetecilerimizden.
Kıvırtmayan,eğilip,bükülmeyen,doğruları yazan,konuşan yürekli bir kalem
Yorumları,farklı açılardan haberleri didiklemesi ve gündem oluşturan isimleri her Pazar günü Star Kanalındaki Her Açıdan adlı programında konuk etmesi ise saygı değer.
O da doğruları söylediği için sevimsiz görünenlerden.Kara listeye alınanlardan.
Ancak kamuoyu Ruhat Mengi ve onun gibileri hep bağrına bastı.Önemli olan da bu değil midir?
-Halkın sağduyusunda varolmak.
Geçtiğimiz Pazar günü şu unutturulmaya çalışılan Deniz Feneri olayı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun belgelere dayalı yolsuzluk iddialarını programına taşımak istemişti.Ama hain ve kahpe pusuda can veren şehitlerimizin yaşadığı olayı atlayıp geçmedi.İyi de etti.Konukları görüş bildirerek, henüz hayatlarının baharında ve tek günahları ülke sınırlarını korumak olan Mehmetçik’lerin dağ başlarındaki yaşamlarını gözler önüne serdi.Aynı gün çok trajlı gazeteler de Aktütün Karakolunun içler acısı görüntülerine birinci sayfalarında yer ayırmışlardı.
16 Şehit veren Aktütün karakolunun haber arkası yorumlarında özet şuydu:
-Ülke savunmasında ;değil Amerika’ya, en yakın ve dost görünen ülkelere bile mesafeli olacaksın.
Ne yazık ki ırkçı bir söylem diye yorumlayıp ,çoğumuzun dudak büktüğü :
-Türk’e Türk’ten başka dost yoktur.sözü yaşadığımız günlerin bir ibret tokadı olup Aktütün’de milletimizin suratında aksetmişti.
Ancak kadim Anadolu Kardeşliği Amerikancı Senaryolar,AB gölgesi ardına sığınmış hain güçlerin eylemleriyle köklenip sökülecek kadar güçsüz değildir.Anadolu kardeşliğinin kökleri çok derindedir ve hiç de şer odaklarınca bir çırpıda sökülüp atılacak
kadar zayıf değildir.
Ve şimdi şu sorular beynimizi keskin bir ustura ağzı olup dilim dilim kesiyor?
ABD’nin
-Kuş uçsa,tavşan geçse görürüz.diye güvendiği istihbaratına ne oldu da Türkiye kanlı bir pusu ile karşılaşıp,16 ocağına ateş düştü?
-Yolsuzluk davalarının gündemi işgal ettiği bir sırada meydana gelen bu pusunun öncesindeki Balıkesir Altınova olayı bir işaret fişeği görevi mi yapıyordu?
-Gazetecileri,yargıçları,aydınları,hatta sıradan vatandaşları dinleyen,izleyen,
fişleyen sistem niçin sınır boylarındaki Mehmetçik’in düşmanlarını gözetlemeye,dinlemeye alamıyordu?
-Türkiye Cumhuriyeti düşmanları ittifak mı yapmıştı?
-İttifakın ortakları kimler,hangi güçler?
-Vatan evlatları niçin derme çatma karakollarda vatan nöbetinde?
- Emekli olan Genel Kurmay Başkanına kurşun geçirmez araba alan devlet Mehmetçik’ini en hassas noktalarda ama barakalarda tutma zaafını millete nasıl açıklayacak?
-Veya bu yaşananlar ; bir zaaf mı, yoksa bir gaflet mi?
Ancak sabır taşı çatladı?
Bayramda bile kanlı gözyaşları akıtan bu milletin anası,bacısı artık:
-Ya devlet başa ya kuzgun leşe! sözünü bir kez daha hatırladı.
Ülkemizi yönetenler; ortalık toz duman olmadan,gözyaşları çoğalmadan tedbir almalıdırlar.
Ayrıca Türk,Kürt ve de her kim varsa bu topraklarda et ve tırnak olup bir arada yaşayan bilsinler ki sahneye konulmak istenen kanlı oyunun adı parçalamak,ayrıştırmaktır.Yani kardeş kavgasına zemin hazırlamaktır.
Aman dikkat!
Bir olalım,diri,iri olalım ve bizi bize düşürmek isteyenlerin oyununa asla gelmeyelim!...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...