Cumartesi, 24 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Otizmden TEMPLE GRANDİN’in öyküsüne…


Bilim insanın yaşamına hükmetmeye, yönlendiremeye başlasa bile gizemi çözülmeyen nice sorun gün gelip çaresizliğin açılmaz kilidi olabiliyor.

Hiç kimsenin annesini ve babasını seçme hakkı yoktur! Ancak tıptaki şaşırtan yenilikler ve buluşlar diyor ki:

“Siz sağlıklı bir bebeğinizin olmasını sağlayabilirisiniz!”

Bu bile insanoğlu için muazzam bir gelişmedir.

Ne var ki doğadaki birçok olumsuzluğu değiştirebilen bilim, genetiksel yollarla karşılaşacağı sürprizler karşısında eli kolu bağlı kalabiliyor.

Temple Grandin otistik bir çocukken özverili annesinin ve kontrol edebildiği kendi iradesinin sayesinde yaşama karşı dirençli bir mücadele vererek hem kendine yetebilir hale geliyor, hem de bir üniversiteyi bitirecek ve mastır yapacak kadar üretken bir insan olmayı başarıyor.

Bakınız Temple Grandin tanımak isterseniz bir göz atmanızı diliyorum.





TEMPLE GRANDIN KİMDİR?
Temple Grandin, ABD'deki tüm çiftlik hayvanları tesislerinin üçte birinin tasarımını yapmış fazlasıyla yetenekli bir hayvan bilimci. Ayrıca otizm alanında tüm dünyada farkındalık yaratmak konusunda da oldukça iddialı. Çünkü Temple Grandin otizmli, biz diğerlerinin anlayamayacağı bir şekilde düşünüyor, hissediyor ve yaşıyor.

OTİSTİK OLMANIN AVANTAJLARINI KULLANABİLME!
Grandin uzun boylu, kumral, erkek gibi giyinen, hatta kovboy kıyafetleriyle gezen bir kadın… Şimdi 64 yaşında. Hiç evlenmemiş, çocuğu yok. ABD’nin Colorado Devlet Üniversitesi’nde profesör… Hayvanlar konusunda uzman bir veteriner, bir yazar ve mucit. Ancak bugünlere kolay gelmedi, çünkü o bir otistik. 2 yaşında “Beyninde hasar var” dendi; 3 yaşında ona otizm teşhisi kondu. Doktoru Temple’ı otizm konusunda uzman eğitim veren bir okul yerine, konuşma terapisi veren yaşıtlarının gittiği bir yuvaya yönlendirdi. Temple 4 yaşında konuşmaya başladı. Ailesi sonra da onun “farklı” eğitim görmesini istemedi. Temple, onu hem hasta, hem de özel kılan özellikleri nedeniyle kendisiyle dalga geçen insanlarla okudu ortaokul ve liseyi. Yazlarını teyzesinin çiftliğinde geçiren Temple, büyükbaş hayvanlarla hep yakından ilgili oldu. Onun görsel zekâsı, farklı özellikleri ve hayvanlara ilgisini gören lisedeki fen bilgisi öğretmeni sayesinde yeteneklerinin üzerine gitti.

MARS’TAKİ ANTROPOLOG
Teyzesinin çiftliğinde aşı yapılacak sığırları sakinleştirmek için “sıkıştırma makinesi kullanıldığını” gören Temple Grandin, 18 yaşında, otistikler için sakinleştirici, onları güvende hissettiren “sarılma makinesini” icat etti. İnsanlarla zor da iletişim kursa psikoloji ve hayvan davranışları üzerine master ve doktora da yaptı. 80’lerde otizm hakkında konuşmalar yapmaya başladı. Otistik çocukların aileleri ilk kez “bu kadar içeriden bilgilere sahip oluyor”, çocuklarının neyi niye yaptığını anlamaya başlıyorlardı. Temple, diğer taraftan gelen sesti. 1995’te yayınlanan “Mars’taki Antropolog” adlı bir kitabı ve bu vesileyle onunla ilgilenen Time, People, Forbes gibi dergiler, New York Times gibi gazeteler sayesinde hikâyesi milyonlarca kişi tarafından öğrenildi.

100 ETKİLİ KİŞİDEN BİRİ
2010’da Grandin, Time’ın “En Etkili 100 Kişi”sinden biri seçildi. Grandin, kesimhaneler ve besi çiftlikleri için araştırmalar yaptı; yapıyor. “Sığırları anlamak için sığır gibi düşünmek gerektiğini” düşünüyor; hayvan refahı için çalışıyor. Sosyalleşmeyi sıkıcı buluyor, şu anda bile saç kurutma makinesi ya da bir motosikletin sesinden büyük rahatsızlık duyuyor. TV izlemiyor, duygusal ilişkileri anlamıyor... Ama yaşadığı her türlü sıkıntıya rağmen otizmin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaları desteklemiyor; çünkü nöro çeşitliliği savunuyor...

Hafta sonu NTV’nin desteğinde otizmle ilgili toplum bilinçlendirilmesi, ardından da otistik Temple Grandin’in yaşam öyküsünü konu alan filmin ekranlara getirilmesi mükemmel bir adım olmuştur. Bu filmi ve izlemiş olsanız bile tekrar 1988’lerde çekilen Oscar ödülü alan Yağmur Adam filmlerini internetten indirerek izlemenizi öneririm.

Otizme dikkat çekmek için 1988 yılında çekilen Rain Man yani Yağmur Adam filmiyle Dustin Hofman ve Tom Cruise bu çok önemli sorunun tartışılır olmasını sağlamış, sorunu yaşayan insanların aileleri ve alanda hizmet vere tıp adamları inanılmaz bir destek görmüştü. Artık otistik sorun yaşayanlar kaderlerine terk edilmeyecek, bilimsel donanımlı iyileştirme ve eğitime tabi tutulacaklardı.

Bugün hiç de azımsanmayacak sayısallıkta olan otistik çocuklarımızın yalnız olmadığını biliyoruz. Artık aileleri de hızla bilinçleniyor ve kendine yetebilen, toplumda tüketici konumdan çıkıp üretici olan çocukları için sabırla, inançla mücadele veriyorlar.



Otistik çocukların çevrelerine karşı olan müthiş gözlemleri, hayvanlara karşı ilgileri biliniyor. Yunus balıklarıyla yapılan terapi programlarında otistiklerin gerginlikten uzaklaştıkları da sabırla verilen eğitimler sırasında anlaşılmıştır.



NTV’nin yayın politikasını ve otizmle ilgili çalışmalara destek veren herkesi yürekten kutluyorum.



Tüm faturalı hatlardan Tohum yazıp 5290'a göndererek 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...