Pazartesi, 22 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

ARŞİPEL


“İzmir’im İzmirlim…”

Doğduğum kentten sonra ilk gördüğüm büyük kent Ankara ve sonra İzmir oldu. Ancak İzmir hep hayallerimin şehri olarak yüreğimdeki yerini korudu.

Ankara’da saygı vardı, dolmuş kuyruğunda bile kendini hissettiren…

İzmir’de ise sevgi ve hoşgörü…

Kırsal göçün başkenti İstanbul’dur… Daha sonra İzmir!

İzmir dışarıdan kendisine koşup gelen hiçbir insanı yadırgamaz. Bütün bir içtenliğiyle bağrına basar.

Mesela: “Kıro!” demez Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelene.

“Biraderim.”Diye sıcacık yüreğine basar.

Terör zulmünden kaçanı, kıştan kıyametten bıkıp memleket bırakanı, aş ve ekmek için iş arayanı hiç ama hiç eli boş koymaz!

Yârinden gayri, bahçesindeki limonu, bağındaki üzümü, hatta balkonundaki yetim başı okşar gibi okşadığı fesleğenini paylaşır…

Paylaştığındandır ve işte bu yüzden yüzü gözü kir pas içindedir…

İzmirli kin tutmaz! Düşüncesinden, inancından dolayı kimseyi horlamaz. Bir kaç şeye bozulurlar ki; bu da el mahkûm doğalarından gelir…

Birisi…

Bayrağa hürmet etmeyene!

İkincisi…

Atasına ihanet edene!

Üçüncüsü…

Kaf kafını küçümseyenlere!

Öldürseler eyvallah etmezler! Kırılsalar asla eğilip bükülmez ve en sevdiği şarkıları Ferdi Özbeğen’den gelse bile: “İzmir’in Dağlarında Çiçekler Açar” marşını dünyalara değişmezler…

En has ve de kadim dostlarım İzmir’dendir… Hiç ihanetlerini görmedim… Vefasızlıklarını da.

Sevdiler mi, Allah’ına kadar severler…

İkircilliklerine tanık olmadım…

Dobradırlar dobra!

Kanlarının bir yanı Eşrefpaşalı olup akar… Basarlar topuklarına kunduralarının ve de değme babayiğitleri süt dökmüş kediye döndürürler efe damarlarına dokunulduğunda…

Yılandan korkmazlar, yalandan korktukları kadar!

Sapına kadar kuvayi milliyedirler…

Mustafa Kemal’dirler…

İnadım inattırlar… İşte bu yüzdendir ki; nam-ı değer gâvur İzmir’dir ayyuka çıkmış, siyaset edebiyatına girmiş şöhretleri!

Cemalleri aya benzer kızlarının, boyları da serviye…



Var ki; kir pasak içinde olsunlar… Kirleri yuğsan çıkandandır… Haramzadeler gibi; kahpeliklerin, namertliklerin yol kesen uğruların uzağındadırlar. Bu ülkenin alın teriyle yıkanmış; şerefi, yüz akıdırlar! Hani pek severler Ümit Yaşar’ı ve de “Sadrazam Hamamda” adlı o hiciv şiirini.

Az konuşurlar… Konuştuklarında da tarih yazarlar… Düşmanın denize döküldüğü yer İzmir’dir!

Bel kahvede, ince belli bardakta çaya, Kemeraltı’nda karaduta, Kadife kale’de, Kordon’da, Alsancak’da gün batımı zasmanı aslan sütüne hayır demezler.

Hasan Tahsin’dirler ve ilk kurşundurlar, düşman böğrüne inen isyandırlar… Çakıcıdırlar haddini bilmeze! Karanlıkçıya, yobaza, din - kitap bezirgânlığı yapanlara Kubilay’dırlar dimdik!

En güzel şiirlerindeki yakıştırmalarıdır şairlerin Güzel İzmir! Atilla İlhan’dır…

Victor Hugo… Hani ünlü yazar, düşünür… İzmir’i gördükten sonra da şair!

Bizde ihtilalin fitillerindendi Namık Kemal, Fransız İhtilalinde ise Victor Hugo!

Hani Victor Hugo canım kardeşim! Dünya klasikleri arasında bir başyapıt olan Sefillerin yazarı…

Bakınız, Hugo bir güzel şiir yazmış, yüzü gözü kir pas içinde kalmış (!) İzmir’e… Demiş ki:

İzmir prensestir
çok güzel küçük şapkasıyla
Mutlu ilkbaharlar durmaksızın onun çağrısına
yanıt verir
Ve nasıl vazodaki çiçekler
Gülümseyen günbatımları gibiyse
O da denizlerin arasından ışıldar
Üstelik Arşipel'in(*) yaradılışından
çok daha tutkunca


*Arşipel: İzmir’in antik çağlardaki adı.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...