Cuma, 15 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Spartaküs


Haftalardır, dünyada ve ülkemizde televizyon dizisi olarak yayınlanan Trakyalı köle gladyatör Spartaküs’ün öyküsü, birinci bölümüyle izleyicisine mola dedi. Birinci bölümün final mesajı insanlık onurunun ve özgürlük tutkusunun karşısında hiçbir gücün duramayacağıydı.



Roma İmparatorluğundaki arsız ve soysuz hayatların bütün çıplaklığıyla yansıtıldığı dizideki; kanlı, şiddet içerikli ve erotik yoğunluklu sahnelerin olmasından dolayı gece saat 23’de ekranlara getirilmesinin amacı çocukların etkilenmemesiydi.



Sinema tekniğinin görsel zenginlik yarattığı Spartaküs dizisinde, Roma halkına şirin görünmek için gladyatör okullarına ilgi gösteren sahiplerin, efendilerin şaşalı hayatları gözler önüne serilirken hiçbir gücün özgürlük duygusunu alt edemeyeceği de çarpıcı biçimde anlatılmış.



Üretim ilişkileri olmayan, sadece bulundukları coğrafyayı kılıç gücüyle egemenlikleri altında tutan sahipler gariban bir gladyatörün yüreğine ve belleğinde biriktirdiklerini bir gün sönmeyen bir ateşe dönüştürmesinin hesabını yapamazlar. Çelişkilerin alabildiğine keskinleştiği bir anda Spartaküs gladyatör onurunun altına toplamayı başardığı arkadaşlarıyla isyanı başlatır, eşinin ölümüne neden olan ve gladyatör okulundaki kölelere bir hayvan gibi davranan efendinin yarattığı kan ve acı egemenliğine son verir.



Diziyi izlerken tarihte yaşanmış bütün özgürlük savaşlarının sonunda insanlık onurunun tutsaklığı yerle bir ettiğine bir kez daha tanık oluyorsunuz.



Spartaküs’ün kimliğinin ötesinde Şeyh Bedrettin’i, Köroğlu’nu, Dadaloğlu’nu anımsıyorsunuz. Ve de yedi düvele restini çekip halkını bağımsızlık bayrağı altında bir araya getiren Mustafa Kemal Atatürk’ü…



Özgürlükten ve onun erdemliliğinden daha değerli hiçbir şeyin olmayacağını anlatan bu muhteşem televizyon dizisindeki kanlı şiddet ve erotik sahnelerinin olmadığı yeni bir biçimiyle çocuklara ve gençlere de sunulmasını çok isterdim.



Spartaküs kanla yazılmış bir destan ve efsaneydi.



Ben, onun görüntüsünde Bolu Beyine baş kaldıran Köroğlu’nu, yedi düvele bayrak açan Mustafa Kemal’i anımsadım. Siz de izlerseniz nice kahramanları anımsayacaksınız.



Demem o ki; sevgi ve kardeşlik ekini ekmek yerine korku imparatorlukları yaratmaya çalışanlar asla unutmasınlar ki yürüdükleri yol, yol değildir. Hiç bir baskı gücü, kelepçeler, coplar, biber gazları, zindanlar, çirkin senaryolu oyunlar insanlık erdemini dize getiremez.



Gün gelir; özgürlük onuru, zalime baş eğdirir, tarihin nefretle hatırlanacak sayfalarına savurup atar! Zerre kadar kurtuluş umutları yoktur…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...