Salı, 16 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Fuardan notlar…


Fırtınalı ilk günün sonrası 1.Kitap Fuarında ikinci güne güneşli, güzel bir Antalya havasında giriyoruz.

Gece boyunca hükmünü sürdüren kusursuz fırtınanın yarattığı izler her yerde.

Kökünden sökülürcesine yere boylu boyunca uzanan ağaçlar, kim bilir hangi konuttan rüzgârın şiddetine dayanamayıp yerinden koparak savrulan panjur plastik uzantıları; esen ve hızı 95 km ye ulaşan doğa gücü fırtınanın imzasını taşıyordu.

Fuara uğramadan önce Konyaaltı Belediyesinin özverili basın danışmanı Songül hanımı arıyorum.

-Günaydın! Nasılsınız? Fuar çadırı yerinde duruyor mu? Diye soruyorum.

“İlahi hocam çadıra hiçbir şey olmaz. Her şey yolunda.”Yanıtını veriyor.

Fuara öğrencilerimle gidiyoruz.

Fesatlıktan mı, yoksa mantık zorlamasından mı cam piramidin yanındaki yoldan geçerken piramide bakıyorum. Mantığım:

“Bu güzel etkinlik yine de burada olmalıydı.”Diyor.

Fuarın ikinci gün konuklarının yüzde doksanı öğrenciler.

Hepsi cıvıl cıvıllar.

Harçlıkları kitaplara yetmeyince kitap sayfalarının gülü ayraçlara sarılıyorlar.

Palme Kitapevi yöneticileri İsmail Bey ve Deniz Hanım ayraç yetiştiremiyor. Bununla kalmıyor çocuklar ayraçların arka yüzünü bizlere imzalatıyorlar. Ve başlıyor bir imza alma şenliği çocukça çığlıklara karışıp.

Dr. Sadık Özen ağabeyim müthiş sevecen. Her çocukla söyleşiyor. Hele aralarlarında Cansu diye şirin bir kız sıyrılıp Sadık ağabeyle laf yarıştırınca koca çınar dayanamayıp yerinden kalkıyor ve Cansu’yu standın içine davet ederek fotoğraflar çektiriyor.

“Ay inanmıyorum. Hem doktor hem de yazar. Ne kadar heyecanlıyım. Şimdi kalbim durabilir arkadaşlar.”Diyor şirinlik muskası küçük kız.

Dikkatimizi çeken bir şey daha oluyor.

Güzel mi güzel, manken gibi bir hanımefendi yine stantları dolaşıyor ve her yazardan kitaplarını birer ikişer imzalatıp alıyor.

Adının Melike olduğunu öğrendiğimiz ve bu isme kitaplarımızı imzaladığımız hanımefendi hala bizim için gizemini koruyor.

1.Kitap fuarı için ilginin 3.gün ve 4.gün daha yoğunlaşacağını, sürekli yüzlerini aradığımız dostlarımızın bu günler fuara arz-ı endam edeceklerini umuyoruz.

Onca ısıtma sistemine rağmen yağan yağmurdan ve fırtınadan etkilenmese de koca çadır sera etkisi yaratıyor olmalı ki yine de daha iyi koşullara sahip bir mekân özlemini taşımaya devam ediyoruz.

Her şeye rağmen benim en çok özlemini çektiğim görüntüler oluşmaya başladı.

Öğretmenleriyle fuarda koşuşturan öğrenciler… Anne ve babası ile birlikte kitaplar arasında gezinen çocuklar…

Sorsalar:

“Dünyanın en güzel fotoğrafı hangisi?” Diye:

-Bu iki görüntüdekiler! Derim.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...