Cuma, 19 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Dünyanın kirli çamaşırları

“Wikileaks belgeleri”

Amerika’nın uluslararası diplomatik ilişkilerini ve başka ülkeler üzerindeki etkisini, ortaya çıkan sonuçları Wikileaks adlı internet organizasyonunun gündeme getirmesi sanki yeni bir şeymiş gibi herkesi şaşırttı ve dünya medyası da matah bir şey bulmuşçasına olayın üzerine koşar adımlarla gitti, yığınla tartışmaların içine dünya kamuoyunun balıklama dalmasını sağladı.



Dün ve bugün yaşananları düşünün lütfen… Amerika zaten dünya ülkelerinin iplerini ellerinde tutup, yönetenlerini parmağında oynatmıyor mu?



Amerika’nın çirkin planlarının sahnelenişini; Vietnam, Kamboçya, Laos, Afganistan, Eritre, Irak’da seyretmedik mi?



Ortadoğuda ki vurucu güç Amerika yönlendirmesinde değil mi?



Kuzey Irak’da kurulan Kürdistan; bölgedeki Türkiye, Irak, İran, Suriye gibi ülkelerin diklenmesi halinde Amerika tarafından kullanılacak ve ikinci bir İsrail rolünü oynayacak güç değil mi?



Eeee şimdi bütün bu somut veriler varken niye Wikileaks belgeleri diye meydana çıkıp Amerika’yı yeniden keşfetmiş gibi şaşırıp, afallanıyoruz niçin?



BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) için Amerika niçin başta Türkiye olmak üzere kendine yakın duracak ve bu projeyi yaşamlaştıracak ülkelere mavi boncuk dağıtıyor?



En ücra köşelere sinmiş terör örgütlerini kırk sekiz saatte etkisiz hale getirecek Pentagon askeri gücü bu sorumluluğunu neden beklemede tutuyor? Müttefik ülkelerin yanından ayrılması halinde onlara karşı caydırıcı güç olsunlar mı diye palazlanmalarını seyrediyor?



Niye ülkelerin iktidar liderleri, muhalefet liderleri; Umre’ye, Hac’a gider gibi Beyaz Saray’a gidip iktidarda kalmaya da iktidara gelme icazeti alıyor.



Amerika dünyanın içine girmiş, yatak odalarını bile kontrol etmeyi başarmış, korku olup yüreklere sinmiş, dilediğini taht-taç sahibi, iktidar, mevkii, makam yapma üstünlüğüne sahip bir ülke değil mi?



Niye şaşırıyoruz?



Neden?



Kısacası; Amerika kızsanız da, yerinseniz de dünyanın efendisi değil mi?



Dünyadaki denge değerlerini iyi gözlemleyebilen ve okuyabilen İsmet İnönü Amerika ve İngiltere ile olan ilişkilerde daha yakın plan durulmasını isteyen diplomat arkadaşlarına:



“Büyük devletlerle ve özellikle Amerika gibi ülkelerle yakın münasebetler, vahşi bir ayıyla aynı yatağa girmek gibidir.”Sözünü tarihe kazımamış mıydı? Niçin bu deneyimleri kulak ardı ederiz, neden unuturuz veya unutur görünürüz?



Bizi Kore’de, hiçbir nedenimiz olmayan yalnızca:



“Komünistler dünyaya etkili olabilir.”Savıyla ateş içine atıp, Mehmetçiklerimizin şehit olmasına yol açan Amerika ve onun kutsal emperyalist çıkarları değil miydi?



Şimdi şaşkın ve gözleri dört açılmış bir halde.



“Vay canına demek!” Zır cahillik değil midir?



Oysa iliklerimize kadar sinmiş Amerikan filmlerini bile dikkatlice izlediğimizde; Amerika’nın şeytani oyunlarının hangi boyutta dünyayı etkilediğini kolayca görebilir, fark edebiliriz…



Bakınız internet ortamında Syriana adlı filmi bulursanız bir izleyin derim. Bu konuda daha öncede yazmıştım… O filmin öyküsünde, Amerika’nın teknik gücünün Suriye topraklarındaki teröristleri bile izleyecek ve hatta onları adım adım takip edecek kadar gelişmiş olduğunu görebilirsiniz.



Kısacası, Amerika’nın çetrefilli olaylarına boyun eğmeyecek tek bir ülkenin olduğunu sanmıyorum.



Wikilreaks Belgeleri, Amerika isteseydi deşifre edilmezdi.



Bu bir yeni senaryo… Amerika yepyeni bir oyunu daha ustaca sahneye koyuyor.



Oyunun adı.



“İsteseniz de istemeseniz de ben buyum. Ya boyun eğersiniz ya yok olursunuz.”Mesajını içermiyor mu?



Düne kadar en babayiğit Amerikan karşıtı olanların bile en az üç ayda bir Amerika’yı ziyaretlerinin nedenini açıklayabilir misiniz?



Allah aşkına! Niye öldüler, asıldılar, işkencelerden geçtiler bu ülkenin yurtsever gençleri hiç düşündünüz mü?



Elbette ki:



“Tam bağımsız Türkiye!”İçin…



Şimdi şapkamızı önümüze koyalım ve Amerika’nın dünyayı yeni bir oyunun içine doğru sürükleme tuzağının seyretmeye başlayalım.



Amerika yeni eleğinde kendine yakın olanları eliyor, şah damarlarından nabızlarını yokluyor.



Demeye getirdiği:



“Ya yanımda ol, ya düşmanımsın!”



Amerika’nın ayak oyunlarını sızdırdığı haberleri bana inanılmaz derecede yavan geliyor.



Bence gücünü bir kez daha ve dostlarını mercek altına alarak sınıyor.



İster inanın, ister inanmayın ama Büyük Ortadoğu Projesinin hayata geçmesi için adımların hızlanacağını düşünüyorum.



Çünkü Amerika her çetrefilli işin ardından yeni planlarla ortaya çıkar. İşaretler onu gösteriyor…



Wikileaks hakkında internet ortamındaki bilgilere gelince… Şöyle açıklanıyor:

“Önce kelime anlamına yakından bakalım. İlk kelime Wiki – “bildiğim kadarıyla” anlamına gelen “What I know is”in, başharflerinden oluşmakta. Wiki, herkesin üzerinde istediği gibi düzenlemeler yapmasına izin veren bir teknolojiyle bilgi sayfaları oluşturulmasını sağlar. İkinci kelime Leaks ise, kaçak ve sızıntı anlamlarına gelir. Wikileaks eşittir ‘herkese açık olan bilgi sızıntıları.”

“Bu bilgi sızıntıları fiziksel kaçakları tespit etmek ve tamir etmekten çok daha zor… Örneğin, su sızıntısının yeri belirlenir, belli bir delik veya çatlak varsa hemen tıkanır ve kısa dönemde çözüme ulaşılır, daha sonra ise problemi kökten çözmek için daha geniş çaplı bir tamirata gidilir. Oysa değişmeceli kaçaklarla uğraşmak çok daha zordur. Nereden, kim tarafından kaçağın gerçekleştirildiği belli olmaz, ortaya çıkarılan bilgiler ise bir kurumun veya hükümetin kirli çamaşırlarını toplumsal bir gerçek haline getirir.”

Velhasıl kelam…

Ya da sözün kısası…

Wikileaks belgelerinde adı geçen tüm ülkelerin, liderlerin ve kurumların bu iddialar karsısında susmaması gerek.

Susmak kabul etmek demektir ki, vebali çok ağırdır…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...