Çarşamba, 16 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Bir profesörün çığlığı

Önce değerli hocamızın Gazetebir’in “Sizden gelenler” köşesine gönderdiği yazıya bir göz atınız. Doğrusu tam bir çığlık!

“YETER ARTIK! Antalya kentinde ses kirliliğine yeter artık! Mahalle aralarında yapılan düğün eğlenceleri çığrığından çıkmış vaziyette. Hafta içi veya sonu, fark etmiyor. Apartman aralarında veya sokakları kapatmak suretiyle, sandalyeler dizi dizi ve hoparlörlerden ses şiddeti sonuna kadar açılmış vaziyette. Bırakın yan binaları, diğer mahallerdeki binalarda yaşayanlar bile sesi evlerinin içinde hissediyorlar. Bununla bitse, bazılarında havaya ateş açmalar ki ben buna bizzat en az iki defa şahit oldum, kutlamalar esnasında kendi kaybedenler ne yazık ki çok oluyor. 155 Polisi arayıp da şikâyette bulunmak istediğimizde; valiliğin izni gereğince mahalle aralarında bu tür düğün kutlamalarına gece saat 12.00 ‘a kadar izin verildiğini ve bir şey yapamayacaklarını belirtiyorlar. Bu nasıl bir izin anlamış değilim. Her bir site en azından 70-100 aile oturuyor ve her bir sitede her ay en az iki düğünün olduğunu düşünürseniz nasıl bir durumla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkar. Geri kalan insanların hakları nereye gitti. Bu insanların hastası, yaşlısı, bebeği veya cenazesi olabilir. Bırakın böyle bir nedeni, zaten hiç kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok, olamaz da. Ama canım memleketimde tam anlamıyla “alaturkalık” almış başını gidiyor. Bu nasıl bir izin, nasıl bir anlayış? Lütfen yeter artık. Prof. Dr. Akın Yeşilkaya Akdeniz Universitesi Tıp Fakültesi Antalya Öğretim Üyesi”
***
Yazıyı okudunuz değil mi?
Her Antalyalı gibi sizde bu sıkıntıdan müzdarip misiniz?
Ben müzdaribim!..
Saygıdeğer Akın Hocam!
Bu köşede kaç kez bu konu yazıldı..Ama okuyan,okuyanın da anlattığını duyan ne yazık ki yok bu kentte!
Düşününüz...
Kentlilik Bilinci diye bir konferans veriliyor ve bu konferansa Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve öğretmenler dışında katılan tek bir kamu yöneticisi,belediye başkanı, ya da belediyeden konuda görevlendirilmiş insan katılmıyor.
Oysa bu kentin o kadar sorunu var ki!Hepsi akıllı ve yetkin yöneticilerden çözüm için bekliyor.
Yazıp da anlattığınız konuda yerden göğe haklısınız.
Düğün,nişan,sünnet sokak aralarına serpiştirilen sandalyelerle hem de giriş çıkışları kapatılarak yapılıyor.Elektronik sazın,orgun avaz avaz sesi,apartman duvarlarında patlayarak bangır bangır yeri göğü inletiyor.
Söyleyin lütfen.. Bu sırada o sokakta oturan bir kişi kalp krizi geçirse ambulans nasıl içeri girecek..Ya da bir yangın çıksa itfaiye girebilecek mi?
Hastalar,bebeler,ağır iş koşullarında çalıştıktan sonra evlerine gelip dinlenmek isteyenlerin hali nice olacak..Bir yakının yasını tutan insanların acıları düğün gürültüsünün altında mı kalacak?
Yani mahalle aralarında,sokaklarda sandalye,masa atılıp düğün yapılamaz.Yapılsa da gürültü kirliliği bütün gecenizi berbat eder..Sinir sisteminiz çöker!.
Yani bu tuhaflığa ve de ucubeliğe son verilmelidir.Belediyelerin sayılarını artıracağı düğün salonlarından yararlanmalıdır.
Lütfen artık Antalya’nın bir köy ya da kasaba olmadığını anımsayalım!
Lütfen sayın yöneticilerimiz !...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...