Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Kendin olmak

Farkında mısınız?

Hayatlarımız birilerinin yönlendirmesinde.

Aklın dizginlerini elimizde tutamamanın sıkıntılarını yaşıyoruz.

Medya, şehir efsaneleri, eş-dost söylenceleri karar mekanizmamızın virüsleri olmaya devam ediyor.

Egolarımız da devreye girince, hepten duygusallığın derinliğine düşüyoruz.

Reklâm sektörü en acımasız bilinçaltı avcısı…

Cep telefonlarımıza yağan reklâm içerikli mesajlar, ekranlarda her gün karşımıza çıkan sevdiğimiz sanatçılar müthiş bir etkileşim alanı oluşturuyor bireysel dünyamızda.

Bütün bu olup biten için gelişen çağın gereksinimleri diyebilirsiniz.

Ancak kendimiz olmayı becerebilmeliyiz.

Kendimiz olabilmeliyiz.

Özgür düşüncemizi hayatın her safhasında etkin tutabiliriz.

Bunu yapamadığımız zaman:

“Koyun” oluruz ki, yerimiz sürünün yanı olur… Sürüye katarlar bizi…

Ve sonuçta…

Düşüncelerimiz ipotek altına alınır.

Geleceğimiz belirginsizleşir…

Sakın yanlış anlaşılmasın…

“Kendin ol.” Derken kastım:

“Dediğim dedik” Olmak değildir muradım. Tartışmak, düşünce üretmek, düşünce üretirken çözüm alternatifleri yaratmaktır.

Her kes başka hayatlara saygı göstermelidir.

“Benim dediğim en doğrudur.” Büyük bir saçmalıktır…

Bazen bizim doğrularımız, başkalarının yanlışı olabilir.

Kendin ol demek; karar verici, kararlara katılımcı ol demektir.

Bazen kendim oldum diyen ama despot olup çıkan insanlar görürüz. Bu insanlar özgün düşüncelerini bilimsellikle yoğuramayan, kendini yenileyemeyen insanlardır.

Peki, kendin ol değer yargısı içinde eğitimimizin işlevi ne diye sorarsak şüphesiz ki yanıtımız:

—Üretim ilişkilerinin iç içe olmadığı bir eğitimden hiçbir yarar gelmez. Olur.

İnsanımız özgürlüğünden taviz vermediği sürece, sistemin zincirlerini kırmadığı sürece, bilimsel eğitimi yüzde doksan beşlere çekmediği sürece “kendin olmak” olgusunun çok uzağında kalmaya devam edecektir.



***************************************************************************

TEŞEKKÜR



Bayramın geride bıraktıkları başlıklı yazımda önemli bir sağlık

sorunu yaşayan kızım için bizi arayan, mail gönderen; Dr.Sadık Özen,

Mehmet Tosun, Melek Halil ve tüm diğer dostlara teşekkür ederim.



Gerçek dostsuz bir dünyanın beş para etmediğini o sıkıntılı günlerde

Bir kez daha anladık.



Saygılarımla. Ş-A

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...