Çarşamba, 23 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Ayak bağı…


Atatürk’ün partisinde yer yerinden oynuyor. Daha iki üç gün önce yazdığım “Atatürk’ün Partisinden Gerçek Açılım.” Başlıklı yazımda, halkla arasındaki duvarların kaldırılması için cesur adımlar atılmalı demiştim. Sağduyuya kulak verince olacakların sesini duyabiliyor insan…

Kılıçdaroğlu ve Önder Sav arasında sessiz ve derinden süren savaşın ansızın ortaya çıkmasından ürkenler, panik yaşayanlar elbette olacaktır. Özellikle parti içindeki kurguyu oluşturanlar bundan ciddi endişeler duyacaklardır. Değişimde bunlar kaçınılmazdır.

Sağduyu diyor ki; ok yaydan çıkmış, aklıselim galip gelmiştir.

CHP ayak bağlarından kurtulmak, geçmişin çöreklendirdiği ölü toprağından silkinip arınmak zorundadır.

Parti yönetimlerinde iki başlılık saptanan hedeflere ulaştırmaz. Sürekli huzursuzluklara, hizipçiliğe yol açar.

CHP’nin en güçlü zamanlarında bile iktidar koşusunu tamamlayamayışının nedeni de ayak bağlarıdır.

“İktidar olsam da, muhalefette kalsam da saltanatım sürüp gidecek.” Uyanıklığına son verecek bu yeni gelişmeyi heyecanla karşılıyor ve:

“At dağları sırtından.”Diyen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini haklı buluyorum.

AKP gibi teşkilatlanmada müthiş becerisi, liderine karşı hayatına bağlılığı olan bir partinin önünde mücadele edecek örgütün ve organizasyonunun; iki başlılıktan uzak, karar vermede çekincesi olmayan bir bünyeye sahip olması gerekir. Yani zincirlerinden kurtulması şarttır.

Bu değişimin lokomotif gücü olan yeni yönetimle kıyasıya bir kavgaya girmek yerine; Önder Sav ve üzerlerinde etkisi olduğu sanılan arkadaşlarının; bilinçli karar vermek ve yeni oluşuma sekte vurmadan, saygı duyarak katılmak ya, da gitmek zorundadırlar. Anlıyoruz ki; Kemal Kılıçdaroğlu çoktan:

“Giden gider, kalanlar bizimledir.”Kararını vermiş ve bu kararla ilgili olabilecek her türlü vebal ve sevabın sorumluluğunu üstlenerek, kollarını sıvamıştır.

Baykal ve arkadaşlarının da yeni oluşumda net olmaları;

“Önder Sav’dan öç alınmıştır.” Diyerek tabandan yükselen değerlerin paranoya dönüşmesine fırsat tanımaması, partinin geleceği için hayati önem taşımaktadır.

İşte bu süreçte;

“Kim gerçek CHP’li, kim değil?” Somut sonucu ortaya çıkacaktır.

Her koşulda Gürsel Tekin’li, Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin parti yönetimine egemen olacağına inanıyorum. Yol işaretlerinin mesajları bu yöndedir.

Ve gelinen nokta; kesinlikle CHP’nin iktidar olma, ya da silinip gitme sürecinin başlangıcıdır…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...