Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Rüşvetin belgesi mi olurmuş?


Demek ki olurmuş…

Rüşvetin belgesi bal gibi olurmuş.

Artık şeffaf bir dünyada yaşıyoruz.

Çırılçıplağız!

Adım attığımız her yer görüntü kayıt eden kameralarla dolu.

Minik bir broş, küçük bir yüzük, kravat iğnesi, tükenmez kalem, anahtarlık çok basit tekniklerle ses ve görüntü kayıt eden araca dönüştürülebiliyor.

Hani bir zamanlar James Bond filmlerinde 007’nin sinema izleyicisini hop oturtup hop kaldıran aksiyon sahneleri yanı sıra; ayakkabısının topuğundaki alıcı, çakmağına yerleştiren cip, gözlük camındaki görüntü büyüten mercek bile şimdiki optik ve elektronik sektöründe çocuk oyuncağı oldu.

KPSS sınav komisyonundaki sorular deşifre edilip, kişilere servis edildiğini de anımsarsak…

Yani diyeceğim o ki gerçekten çırılçıplağız… Eli kulağında… Yakında düşüncelerimizi okuyan aygıtlar da icat edilecek.

İşte böyle bir dünyada yaşarken, tilki postuna bürünenlerin rüşvetle iş kotarmalarına şaşırıyoruz değil mi?

Doğrusu büyük cesaret…

“Alan memnun, veren memnun.” Diyerek yasal olmayan bir zeminde olup biteni lehe çevirmek için rüşvet vermek ve almak gerçekten yürek işlilikten çıkıp aptallık olmuyor mu?

Ne var ki; vicdan denen en önemli aygıtı devreye sokamayan toplum ahlakı bizim ülkemizde de kan kaybediyor.

Her devrin insanları; anasını boyayıp, babasına satmayı becerebiliyor. Rahmetli Ecevit’in o müthiş benzetmesi ne de cuk oturmuştu anımsayınız.

“Bukalemun!”

Ne alakası var demeyiniz. Bunlar silsile yoluyla birbiriyle ilintili.

Bütün bunları niye yazdım biliyor musunuz?

Son rüşvet fırtınası gündemi alabora ettiği için biraz yorum yapalım diye.

Rüşveti çeşitlerseniz bu yolun yolcuları işi sadece parayla bitirmezler.

Şaşalı bir yemek ardından, çok yıldızlı otellerde konuk edip kadın servisi bile yaparlar.

Asla olmayacak bir işiniz için çilingir görevi olmayı üstlenirler.

Gözünüzün bile yemediği bir makamı, allem güllem edilip atanmanızı sağlarlar.

Onlarca lüks dairenin yer aldığı bir yapı sitesinin birden tapulu sahibi yaparlar.

Yani ciğeriniz beş para etmezse de hayâsızlıklara evet dediğiniz için paradan daha değerli olanaklarla buluşturulabilirsiniz.

Yeter ki; onurunuzu, namus ve şerefinizi bir kez satmaya görün…

Ancak bir gün gelir namuslu insanların oltasına bir yakalanırsınız ki; ne kadar çırpınırsanız çırpının kör yüreğinizi zokadan kurtaramazsınız.

Hadi diyelim oradan da yırttınız.

Hani hep sözünü ettiğimiz ama yakınından bile geçmediğimiz ilahi adalet var ya?

İşte bu kez o ilahi adalet tecelli eder.

Yediğiniz tüyü bitmemiş yetim hakkı, burnunuzdan fitil fitil gelir. Size denk gelmezse de; çoluk- çocuğunuza denk gelir.

Demedi demeyin…

Sakın ola çiğ yiyip sancılanmayın.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...