Pazar, 15 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Antalya’da dayak!


Çingeneler Zamanı sinema klasiğinin yönetmeni Emin Kusturica’nın Antalya’dan dargın ve bir o kadar öfkeli ayrılışından sonra kendisine benzeyen bir başka yönetmene dayak atılması sıradan bir olay değildir.

Hoşgörü olgusunun son bulduğu yerde mutlaka; öfke, şiddet boy gösterir.

Nedense tartışmayan ve eleştiriye yakın durmayan insanoğlu hep kolaycı yolu seçer.Bu kolaycı yolun sadece iki tanesi nefret ve kavgadır.

“Düşünceler çarpışsın yeni fikirler ortaya çıksın.”Yerine en kestirme yol olarak kendi düşünceleri ve amaçlarına ters olan birini köşeye sıkıştırıp ağzını burnunu dağıtmanın çok yaşandığı bir coğrafyadayız.

İnsanlar bizim gibi düşünmeyebilir ve hatta aykırı düşüncelerin sahibi olabilir ama bunun karşılığı tavır ve şiddet olarak seçilirse tartışma dediğimiz olgu yok olup gider.

O yönetmene benziyor diye birini sille tokat indirdiğinizde dünya medyası AB’ ye girme çabalarında ülkeniz adının yanına öyle bir çentik koyar ki; siz ne kadar:

“Demokrasi!” Çığlıkları atarsanız atın yüzünüze dönüp bakan tek bir Avrupa ülkesi bulamazsınız.

Ne yazık ki güzel ülkemizde her şeyi çok iyi bildim diyen insanımız satranç denen hayat oyununu bilmiyor.Bilseydi Emir Kustrica’ya benziyor diye biri Antalya gibi Türkiye’nin dünyaya açılan penceresinde dövülmezdi.Yaptığı eylemin ne getirip götüreceğinin hesabını iyi bir satranççı gibi hesaplardı.

Aziz Nesin’i yakmaya çalışan,Hasan İzzettin Dinamo gibi yazarları gözaltında döven bir zihniyeti ortadan kaldırmadığımız sürece bu kısır döngü içinde kıvranıp duracağız.

Bir Antalyalı olarak hicap duyuyorum.

Ekim portakallarını şiddetle yan yana koyan düşünceyi de şiddetle kınıyorum.

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...