Pazar, 17 Kasım 2019
Şahin AKÇAP

Domatesin çekirdeği kırmızı kırmızı…


“Önce ekmekler bozuldu.”Demişti yazar.

Şimdilerde her şey bozuldu.

Canlıların genetiği artık Allah’a emanet!

Bizden yaşça büyükler ellerini dizlerine şaplatarak:

“Ah! Ah neydi o domatesler, hıyarlar, acurlar. Dalından koparılsa bile bir hafta kokardı. Şimdilerde öyle mi?”Diye dert yanıyorlar.

Gazetenin biri sür manşet haberini yapmış:

“İçişleri Bakanı devletin helikopteri ile bir kilo çilek ve bir kilo domates için falanca yerdeki pazara gitmiş.”

Devletin helikopterini bilmem ama devlet büyüğümüzün mutlaka canı organik domates, çilek çekmiştir… Uzaktan bakmamak için de bir kilocuk olsa da koklaya koklaya tarttırıp almıştır. Ne var bunda fesatlaşacak canım…

Neyse… Şakayı bırakalım da yazımıza dönelim…

Şimdi babaannemin domates ve salatalıklarının olduğu bir yer bilsem; değil helikopterle, kanat takıp uçarım oraya.

Geçen yaz Antalya sıcağından bunalınca çoluk çocuk kendimizi hanım köye atmıştık. Ve bir hafta sonu da Kırka köyüne.

Hanımın amca çocuklarına konuk olmuş, akşamüstü de kendileri için hazırladıkları sebze bostanına davet edilmiştik.

Onca emek ve alın teriyle, meşakkatle hazırlanan sebze bahçesinden; bamyadan, bibere; biberden, hıyara kendi elimizle nebatları doyumluk değil de tadımlık toplamıştık. Toplarken dokunduğumuz her bitkinin kokusu sanki üzerimize siniyordu. Yalın ayaklarımız bedenimizdeki elektriği toprağa verirken; dalından domates toplamanın hazzıyla mutlanmıştık. Uşak’a dönerken de mola verdiğimiz köy çeşmesinin akıp giden serin suyunun süzülüp gittiği nohut tarlasından yeşil nohut sökmüştük.

Geçen gün YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan İsrail’den aldığımız domates tohumlarının maazallah genetiğinin şifrelenmesi halinde; soyumuzun, zürriyetimizin son bulacağı kaygısını dile getiriyordu.

Sayın Özcan hiç kaygılanmasın. O günleri yaşıyoruz bile…

Baksanıza; domates ve soğanın kilo başı fiyatı freni boşalmış kamyon gibi. Bütçeleri tarumar etmeye başladı bile. Zaten bütün bir yaz boyu hastalıklı domateslerden sağlıklısına ulaşma olasılığımız olmadı. İçi kararmış, hastalıklı domateslerle cebelleşip durduk. Genetiği ile oynanmış gıdalar zaten geleceğimize kibrit suyu olmaya başladı bile.

Ve o güzel domatesler…

Hanı avuç içlerimize alıp da başparmağımızla ayırdığımız domatesler. Çocukken annelerimizin yarım ekmek yanına verdikleri kan kırmızı domatesler sizlere ömür. Geriye kalan da Roman şarkılarından bir bukle:

“Domatesin çekirdeği kırmızı kırmızı! Güllü bu mahallenin yıldızı yıldızı!”

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-10-21

E-bülten Gurubu

bize katılın ...