Cumartesi, 24 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Anılmak


Pele…

Yeşil sahaların efsane futbolcusu…

Bakın karizması ona neler kazandırmış.

İran şahı sadece onun katıldığı törende iki dakikacık konuşmak için havaalanında saatlerce beklemek zorunda kalmış.

Haksız yere kırmızı kart gördüğü bir oyun esnasında seyirciler tarafından olaylar çıkmasın diye maçın üçlü hakemi tarafından tekrar oyuna geri dönmesinden başka çare bulunamamış.

Sadece onu izlemek için Nijerya-Biafra arasındaki savaşa iki gün ara verilmiş.

1970’lerede hangi marka daha ünlüdür araştırmasında; Pele adı, yalnızca Coca Cola’dan sonra ikinci olmuş.

Dahası da var…

Halkının sevgilisi oldu. Bu sevgi sonucunda Brezilya’da Spor Bakanı oldu. Halkı bu onuru ayakta alkışladı. O da yetinmedi, futbolcu haklarını içeren bir yasayı meclise sunarak yürürlüğe konmasını sağladı, mecliste bile işe yarayacağını kanıtladı.

Bir gün Pele’ye sordular:

“Tanrı mı daha çok seviliyor, Pele mi?”

Pele yanıt verdi:

“Dünyanın bazı yerlerinde hala Tanrı bilinmiyor.”

Pele futbolu bırakalı 30 yılı çoktan geride bıraktı ama hala dünyanın neresine giderse gitsin; trafik tıkanıyor, onu görmek isteyenler büyük kalabalıklar yaratıyor. Ve hayat kilitlenme noktasına geliyor.

Pele’yi tanıyanlara:

“Nasıl biri?”Diye sorulduğunda yanıt tek bir sözcükte odaklaşıyor:

“Mükemmel!”

Brezilya varoşlarının yoksul ailelerinden birinde doğmuştu. Doğduğu yeri hiç unutmadı. İnsanlarına yabacılaşmadı. Transferlerinden birinde aldığı parayla annesine fırın armağan edince, yoksul mahallelerine henüz fırını çalıştıracak alt yapı bile gelmemişti. Bu yüzden alınan o fırını yıllarca çalıştıramadıkları acı bir anı olarak yüreklerinde iz bıraktı.

Futbolun ilahıydı…

Şımarmadı.

Şaşırmadı…

Paranın getirdiği rahatlığa kapılmadı.

Rehavete düşmedi…

Yozlaşmadı…

Halkının onuru oldu!

Brezilya’da futbol onun ismiyle markalaştı; sevildi ve dünyaya transferler yapan bir sektöre dönüştü.

“Futbol yalnızca futbol değil.”Diye kitabına isim koyan yazar ne kadar haklıydı değil mi?

Pele’nin ve ardından gelenlerin yaşam öykülerinde de görüldü ki; gerçekten futbol yalnızca futbol değildi.

Peki, neden mi yazdım bunları diye sorarsanız yanıtım şudur.

Anılmak… Ama saygıyla anılmak… Bir insanın konumu ne olursa olsun saygınlığı için var olmak.

İşin püf noktası; hayırla yâd edilmek için tek geçer yol; korku imparatorluğu yerine, sevgi imparatorluğunu kurmak!

Pele bu konuda örnek olmayı hak ediyor.

Darısı bizimkilerin başına…

İsterlerse Pele olabilirler… Ya da… Lay lay lom!

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...