Cumartesi, 24 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Ah Tamara


Geçtiğimiz gün Van’da önemli bir gün yaşandı. Dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler, Van’a davet edilerek, Van Gölü’ndeki Akdamar Adasında bulunan kilisede ayin yaptılar.

Ne oldu?

Savaş mı çıktı?

Yoksa kitleler halinde Müslümanlar din değiştirip Hıristiyan mı oldu?

Eğer din, dünyada yaşayan insanlar arasında kopmaz bir bağ oluşturuyorsa değerlidir.

Bakınız tarihte atalarımızın attığı önemli adımlar vardır.

Bir çağ kapatıp, yeni bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet bile onca farklı sese rağmen bilge hocalarıyla bir araya gelerek Müslüman olmayan, ancak Osmanlı tabasına bağlı olan hiçbir gayri Müslüman’ın; canına, malına, inanına zarar verilmeyeceğini buyurmuştu.

Van’da tarihsel bağları olan bir mabette insanlara din özgürlüğünü tattırmaktan daha güzel ne olabilir ki. Bu İslam dinine mensup olanların ne kadar hoşgörülü olduğunu da göstermez mi?

Yüzyıllar boyunca insanoğlunun birbirini inanç adına katletmesi, din savaşları çıkarması, haçlı orduları düzenlemesi ne kazandırmıştı biliyor musunuz? Savaşları, acıları ve yok etmeyi?

Bütün dinler temelde insanın, insanı sevmesi üzerine kuruludur.

Bakınız İslam’ın altı şartında der ki;

“Allah’ın kitaplarına, peygamberlerine inanacaksın.”

Bütün din kavgalarının kökenine can suyu olarak İmanın Şartlarını koyduğunuzda, savaşsız bir dünyayı hazırlamakta en önemli adımı atmış olmaz mısınız?

Akdamar Adasındaki, Ermeni ayinine ev sahipliği yapmamız; inancımıza, gelenek ve göreneklerimize uygun ve yerindedir. Bu organizasyon dilerim dinler arasındaki çatışmayı yaratanlara olumlu bir mesaj olur. Bugün Ortadoğu’da; Müslüman ve Yahudi kanlı çekişmesinin son bulması için de Akdamar Adasındaki önemli tarihi kararlar gibi cesur adımlar atılması gerek.

Her inanç çizgisinin elbette ki; ayrıştırıcı, ötekileştirici unsurları bulunmaktadır… Ancak dini sevgi ekseninde değerlendirenler, Tanrı inancının barışla yüceleşeceğini bilenler, bu kuşkucu, çıkarcı ve getirim sağlayıcı unsurların kötü amaçlarını boşa çıkarmakta gecikmeyeceklerdir.

Akdamar Kilisesindeki ayine bir de bu bakış açısından bakılmalıdır.

Zaten yaşananların iz düşümünde kimin hangi hesap içinde olduğunu insanın şaşmaz iradesi algılar.

Ah Tamara efsanesini kaleme de alan bir yazı erbabı olarak da, inancın kan davası hamurunda yoğrulması yerine barışa hizmet etmesini sevinçle karşılıyorum.

Anadolu insanı bir kez daha gerçek çözüm formülünün hoşgörü olduğunu bayraklaştırmayı başarmıştır.

Alkışlıyorum…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...