Cuma, 18 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk…


Zil çaldı!

Artık tatil bitti, ders zamanı

Ders başı yapan okulların bahçeleri dün dolu doluydu. Çocuklar kadar anne ve babalar da heyecanlıydı.

İlk gün koşuşturması içinde okul kitaplarının dağıtılması da vardı. Poşetler dolusu ders ve öğrenci çalışma kitaplarının yüklenen öğrenciler; ana ve babalar; en azından ders kitaplarını devlet katkısıyla alma keyfini yaşadı. Peki, kitap dağıtmak problemlere nokta koyuyor muydu?

Yinede ders kitaplarının o eski curcunalı kitap arama, bulma günlerinden uzak tutulması sıkıntıya moral yüklüyor. Özellikle son üç yıldan bu yana Antalya Milli Eğitimi ücretsiz ders kitabı dağıtma konusunda hayli yol kat etti, başarılı oldu. Örneğin daha okulun açıldığı ilk günden itibaren kitapsız öğrenci kalmadığını söyleyebiliriz.

Bütün bunlara rağmen okullar dert yüklü, sorun yüklü.

Bugün binlerce okulda veli yardımı olmadan hizmet satın alınamıyor.

Sınıf annelerinin her ay topladığı paralar; okul aile birliği yönetiminde temizlik malzemesine, temizlik işçisine harcanıyor. Bağışlar olmadan ileri bir adım atılamıyor.

Kısacası veli katkısı olmadan, okullar kapılarını eğitime zor açar, zor kapar.

Üstüne üstlük KPSS rezaleti yüzünden öğretmen atamaları da ötelenmek zorunda kaldı. Görev yükü kaçınılmaz olarak yine sözleşmeli öğretmenlerin sorumluluğunda.

Milli Eğitim Bakanlarından birine sormuşlar:

“Eğitimi en kolay nasıl yönetirsiniz?”Diye.

Hazır cevap Bakan muzipçe ve ivedilikle soruyu yanıtlamış:

“Öğrenciler olmazsa çok kolay yönetirim.”Demiş.

Şaka bir yana, gerçekten Milli Eğitim için bu ülkeyi yönetenler, hayır yapmak için yanıp tutuşanlar seferber olmak zorunda.

Eğitim ciddi bir iş…

Her şeyi rastlantılara bırakırsanız eğitim niteliğini kaybeder. Yarıştığınız uygar ve gelişmiş ülkelerin uzağına düşersiniz.

Bugün ülkemizde devlet ve özel okul çelişkisi yaşanıyorsa ve vatandaşın evlatları bu çelişki yumağı içinde kıvranıyorlarsa ve fırsat eşitliği dershane ikilemi içindeyse, durup düşünmek ve eğitime aklın ışığında yön vermek gerek.

Bu çelişkiye son yıllarda sınav skandalları da katılınca, eğitim problemlerinin hiç de kolay çözümlenmeyeceğini söyleyebiliriz.

Bakınız, Ulusal Özgürlük Mücadelemizin lideri Atatürk eğitimle ilgili saptamasını nasıl yapmış:



“Eğitimdir ki, bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır veya bir milleti kölelik ve yoksulluğa terk eder. Eğitim kelimesi yalnız olarak kullanıldığı zaman herkes kendince istediği bir anlama geçer. “

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...