Çarşamba, 16 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Baskın basanındır

Önümüzdeki yıl genel seçimlerle ilgili sinyaller çakmaya başladı.

Her zaman olduğu gibi hükümet sözcüsü bu yaz seçim yapılacağını uzun süren suskunluğunu bozarak açıkladı.

İyi siyasetçi gündemi yakından takip ettiği gibi seçmenin heyecanını ve hevesini de kontrol eder.

Referandumun yüzde sekizlik depreminin artçı şokları arasında yer alan toplumsal heyecanı rüzgâra dönüştürüp bahar ayında seçim sürprizi yapmak iktidarın işine gelir. Ve elbette ki baskın basanındır refleksiyle böyle bir girişimi yaşamlaştırmak iktidarda olan ve referandumdan başarıyla çıkmış hükümete hesaplarının çok ötesinde avantaj yükler.

Kitlelerin heyecanı ile ilgili bir örnek vermek isterim.

Bir futbol maçında ve daha ilk dakikalarda rakip kalede gol kazanmasını başaran takım bu şaşkınlığı değerlendirerek ikinci gole zemin hazırlayabilir.

Siyasette de bu heyecan hemen hemen aynıdır.

Referandumda olağanüstü harcamalarla kesenin ağzını açmış olan iktidar partisi bu tadın ve hazzın henüz damaklarda diri olduğunun hesabını yaparak atağa geçebilir ve derlenip toparlanamayan rakiplerini pekâlâ da gafil avlayabilir.

Seçim stratejisinin başındakiler, parti örgütlenmelerinin işaretiyle genel seçimlerde yeni bir manevra göstermelerine bile gerek kalmayabilir.

Şaşkınlık ve moral yıkıntısı içinde olan muhalefetin üzerine kazanım coşkusuyla çöken bir iktidarın kaybetme riski yüzde otuzların çok altına düşer.

Peki, muhalefet böyle bir olasılığın hesabını yapabilir mi?

Görünen o ki; referandumda yüzde ellinin altına düşen muhalefet partileri hala şaşkınlar ve partiler arası oy dağılımının hesabını yapmaktan kurtulamamışlar. Üstüne üstlük parti içinde mızırdanmalar, kurultay toplanması yönünde spekülasyonlar halka kadar ulaşmaya başlamıştır.

Derlenip toparlanmadıkları, silkinip ayağa kalkmadıkları sürece tabandaki heyecanı da kaybetme riskiyle karşı karşıyadırlar.

Şu an yapılacak tek şey özeleştiri sürecinden hızla çıkmak, kitlelerle buluşup referandum yarasını sarmak ve onları yeniden ayakta tutmaktır.

Örgütsel çalışmalarda çaba göstermeyen, bu bağı diri tutamayanlar çözülmeyi getirir ve bu çözülme, genel seçimin artık bir yıllık takvimindeki etkilerini seçmen üzerinde göstererek, başarı yüzdesini düşürür.

Referandum başarısının oranını daha yükseklere taşımak isteyen iktidar partisi, daha ilk günden bunun hesaplarını yapmaya başladı bile.

Henüz ana muhalefette ve diğer partilerde tık yok…

Bakalım uyanma zamanı için kurdukları saatin alarmı ne zaman çalacak? O sesi duyacaklar mı, yoksa uyanma zamanını yüzde sekizlik kaybetme ezikliğine kurban mı edecekler?

Doğrusu çok merak ediyorum…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...