Çarşamba, 24 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Eskimeyen bayram anıları


C:H:P Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bayramın birinci günü terör mücadelesinde vurulmuş, yaralanmış gazileri ziyareti haberi ekranlara yansıdığında, yüreğime bir sancı yumruk gibi inmişti. Eğer orada olsaydım; bir Gandi Kemal’e, bir de daha hayatlarının baharındaki gazilere sarılıp ağlardım.

***

Bayramlar dokunaklıdır.

Sevinç ve mutluluğun yanı başında ince ve keskin yüzlü hüzün bıçağı durur.Gurbette, sıla özlemindeyseniz eğer; bu ince ve keskin yüzlü hasret bıçağı her yanınızı doğrarcasına acıtır, canınızı yakar.

Çocukluğumuzun bayramlarını düşündüm…

Küçük bir iskarpin ayakkabı, naylonundan soyulup çıkarılmış bir gömlek, bir çift yeni çorapla nasıl da sevinirdik.

Biz erkek çocuklar için arife günü tıraş ve hamam günüydü. Önce berbere gidilir bayram tıraşından geçilir, sonra da koca göbek taşlı hamamda akşamleyin cümbür cemaat yıkanılırdı.

Berberler ve hamamcılar için bayrama bir- iki gün kalan günlerde mesai saati yirmi dört saatti.

Annelerimiz güzel ve mutlu geçirilecek bayramların baş mimarıydı… Akşamdan kurabiyeleri, kekleri fırına sürerken, yemek saatine denk gelecek bayram misafirlerini düşünerek, çeşit çeşit yemekler hazırlarlardı. Babalara verilen görev de vardı… Fırına, pastahaneye ısmarlanmış bir tepsi baklava veya kadayıf, bayramların olmazsa olmazıydı.

Benim anacığım, her kes uyuduktan sonra misafir kabul edilen odamızı, etrafı kanefiçeden örülmüş örtüler ve tığla işlenmiş göz nuru dantellerle donatır ve cümle kapının girişine naylondan yapılmış rengarenk çiçeklerin yer aldığı vazoyu kondururdu.

Sarı yirmi beş kuruşlar, gümüş alaşımlı bir liralar ve mor renkli kağıt iki buçuk liralar aile büyüklerimizin ve yakınlarımızın verdiği bayram harçlıkları olurdu. İki buçuk lira en hatırlı harçlık sınıfında yer alırdı.

Çocukluk bu ya; aile büyükleriyle bayramlaştıktan sonra, küçük naylon poşetlerle komşu kapıları çalınır, el öpülüp şeker, fındık,mendil toplanırdı. Hal ve durumu iyi olan komşular, mendil arasına koydukları iki buçuk kağıt banknotlarla bazen çocuk sevinçlerimizi çoğaltırdı.

Şimdilerde koca kentlerde yaşayan çocuklar, geçmişte yaşanan tüm bu anıları bir masal gibi dinliyor.

Bayram artık birkaç saat daha uyumak…Ya da ekonomik durumu iyi olan ailelerin tatil kaçamağı oldu.

Oysa geçmişte bir özlem gibi kalan ve andığımızda gözlerimizi nemlendiren o günleri; kendi çocuklarımıza da yaşatarak ve onlara bu güzel bayram geleneğini benimseterek sonsuza kadar yaşatabiliriz.





Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...