Çarşamba, 18 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Züğürt Ağa’dan referanduma katkı


Nesli Çölgeçen’in yönetmenliğini yaptığı ve Şener Şen’in başrolünü üstlendiği Züğürt Ağa şüphesiz ki sinemamızın klasikleri arasında yer alan başyapıt filmlerden biri olmuştu.

Ali Naim kardeşim bu filmden çok vurucu bir sahnenin videosunu göndermiş. Merakla tıklayıp, izledim.

Eğer Türkiye’de yaşayanlar hala o bilinç düzeyinde oy kullanıyorlarsa; demek ki bu ülke yerinde saymaya, zorbalıklara, alavere ve dalavere yöntemli idarelere boyun eğmeğe devam edecektir.

Gönderilen videodaki unutulmaz o sahneyi anlatmak istiyorum.

***

Züğürt Ağa seçim sonuçlarında istediği parti dışında oy kullanıldığını ve yörenin şeyhinin yönlendirmesiyle oyların karşı partiye gittiğini seçim sandığı açıldığında şaşkınlıkla görür.

Sandıkta tek bir oy dilediği partiye verilmiş ve geri kalan oylar şıhın işaret ettiği partiye verilmiştir.

Hışımla kâhyasını çağırır:

“Ulan dürzüler, ben size ne demiştim. Yaktınız beni.” Diye bağırır.

Kâhya ezilip büzülerek:

“O tek oy benim!”Der.

Arka planda duran marabalar koro halinde:

“Hayır, bizim!”Diye korkuyla bağrışırlar.

Züğürt Ağa öfke ve üzüntü karışımı sesiyle gürler:

“Kimi kandırıyorsunuz vicdansızlar. O oy benim. Sizinkiler karşı partiye gitmiş.” Der.

Züğürt Ağayı hem çok seven, bir o kadar da korkan kâhya başındaki kasketi çıkarır, astarına yerleştirdiği özenle bükülmüş kâğıdı alıp Züğürt Ağa’ya uzatır.

Züğürt Ağa:

“Ne bu ?”Diye hiddetlenerek sorar.

Kâhya ezilip, büzülerek:

“Cennetten tapu.”Diye konuşur. Ve devam eder:

“Hem de en güzel yerden ağam. Şıh her kese bu tapudan verdi. Hatta babanıza bile.”Der.

Öfkeden kızaran Züğürt Ağa:

“Yuh olsun size! Ulan siz önce bu dünyadan bir tapu bulun.”Diye kâhyanın yanından ayrılırken, filmin komik tiplemesi, elini kulağına sürekli olarak vurarak:

“Karı isterem… Karı isterem.”Diyen yaşlı babasıyla karşılaşır:

“Sende mi babo?”Diye sorar. Babası da:

“O taraf da lazım oğlum.”Diye yanıt verir.

Kısacası ülkemizde bir şeyleri değişmesi ya da yeniliklere açılım kapılarının ardına dek açılması ancak ağalık, şeyhlik gibi, siyasallaştırılmış dinselliğin kalın duvarlarının yerle bir edilmesiyle olur.

Peki, Züğürt Ağa’nın içinde geçen bu trajik öykü hala ülkemizin acı bir gerçeği değil mi?

Galiba bana bu iletiyi gönderen dost dolaylı olsa da:

“Referandum, ya da eli kulağındaki genel seçimlerde sandıklara sahip olunmalı.”Mesajını vermek istiyor.

Hani haksız da değil…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...