Pazar, 25 Ağustos 2019
Şahin AKÇAP

Ömer’i tanıyor musunuz?


Ömer tanıyor musunuz?

Ben de tanımıyordum…

Ölüm haberini geçen ajanslar sayesinde tanıdım.

Otuz yıl önceki gençliğime, benzeyen yazgısını okuyunca gazete sayalarında bir kenara çekilip sessiz gözyaşlarımı içime akıttım



* * *

Van gölü yönünden Ağrı’ya gittiğinizde, Erciş’i geride bıraktıktan sonra sizi ilk karşılayan ilçe Patnos olur.

Patnos basın şehidimiz Uğur Mumcu’nun askerlik yaptığı ve ardından Sakıncalı Piyade yapıtını yazdığı ilçedir.

Yol boyunca yanı başından geçtiğiniz köyler yoksul ve yalnızdır.

Derken Tutak ilçesi sizi karşılar.

Tutak ilçesi de Doğu Anadolu’nun yoksul, yalnız bırakılmış ilçelerinden biridir. Tıpkı bağlı bulunduğu kent Karaköse (Ağrı) gibi…

Ne zaman bu yoldan geçsem; hiç ama hiç değişmeyen hayalet köyler, ilçeler ve Ağrı’yı görüp irkilirim, yüreğim burkulur. Hüzünüm Ağrı Dağı olup yükselir.



Ömer Çetin yoksul bir köy çocuğu. Muğla Üniversitesi ikinci sınıf öğrencisi…

Ya tatilinde kara taşların üst üste bırakılarak yapılan evinde otururken aile büyüklerine:

“Bırakın İstanbul’a gideyim, iş bulup çalışarak okul harçlığımı çıkarayım.”Demiş.

Yoksul aile ne diyecek:

“Allah işini rast getirsin.”Diyerek Ömer Çetin’e yol vermiş.

Koca kentte otuz lira yevmiye ile iş bulmuş Ömer. Ustaları, amele üniversiteliyi sevmiş. Her mola anında anlatırmış Ömer:

“Okula her gün aynı gömlekle gitmek utandırıyor beni.”Demiş.

Kör olası yoksulluk işte… Diğer amele arkadaşları can kulağıyla dinlemiş Ömer’i.

Ve derken bir gün Ağustos sıcağının kavurduğu, nemin nefes aldırmadığı iş gününde kalıp tahtalarını çivilerinden ayırırken dengesini kaybedip inşaatta ölüme uçmuş.



Ömer Çetin… Üniversiteli amele… Ağrı, Tutak ilçesinden bir yoksul köylü…

Başınız arada bir kaldırın… İnşaatlardaki işçilerin arasında nice üniversite öğrencisi olduğunu göreceksiniz. Hatta öğretmenler ve emekliler de vara aralarında…

Hepsi Ömer’in yazgısını taşıyor.

Ve bu ülke Ömer gibilere sosyal devlet olgusunu bir türlü yaşatmayı beceremiyor.

Meydanlarda ise afralı tafralı söylemler…

“Hayır mı, evet mi?”

Bağırmak… Bağırmak… Bağırmak istiyorum…

Sizin Ömer’leri öğüten düzeninize:

“Hayırrrrrrr!” Diyorum… Anlıyor musunuz?

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-08-24

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-08-16

E-bülten Gurubu

bize katılın ...