Cuma, 19 Temmuz 2019
Şahin AKÇAP

Madımak ateşi sönmedi

Musa Ateş Mecliste yıllarca Sivil Savunma Banklığı raportörlüğü yaptı..Derken 12 Eylül…Ardından yeni kurulan siyasi oluşum içinde yer alan partilerden birinde Tunceli Milletvekilliğine aday oldu.Ve seçildi.
O’nu Antalya’da Lara’ya kalkan minibüslerden birine binmek üzere iken tanıdım.
Temmuz sıcağında takım elbiseli, kravatlı, uzun boylu,orta yaşı çoktan gerilerde bırakan
ve minibüse binmek için sabırla önündekilerin binmesini bekleyen,çocuklu bayana yardımcı olan adama hayran kaldım.
Önce o bindi,ardından ben..Yan yanaya oturduk.
Benim rahat olmam için gövdesini büzüştürürken artık dayanamadım:
-Beyefendi lütfen rahatsız olmayın.Minibüs bu..Sıkış sıkış olmak minibüsteki ana kural.dedim.
-Doğru…Gönüller geniş olsun.dedi.
Elimde o yıllarda Cevat Alp’in patronu ve genel yayın yönetmeni olduğu Ekspres Gazetesi var.
Yol arkadaşım beyefendi rica edip aldı.
-Yerel basın çok önemli.Ülkemizin adeta kılcal damarlarını oluşturuyor dedi.
Düşüncesine katıldığımı söylerken, gazetede köşem olduğunu ve yazdığımı belirttim.
-Bugün yazınız var mı?diye sordu.
-Evet. dedim.
Gazeteyi kıvırarak açıp yazımı buldu ve okudu.
-Güzel.Akıcı,arı bir dil kullanıyorsunuz.Aslında sizinle oturup hasbıhal etmek isterim.dedi.Elini ceketinin iç cebine sokup kartvizitini cüzdanından sıyırıp alarak uzattı.
Kartviziti bir çırpıda okudum:
-Musa Ateş Tunceli Milletvekili.
* * *
Musa Ateş amca sonradan aile büyüğümüz gibi oldu.
Güzel bir Antalya akşamında rakılarımızı yudumlayıp,ülkemizle ilgili gelişmeleri konuştuk.
Ankara’da bir öykümün dereceye girdiği için verilen ödül töreninde beni yalnız bırakmadı.
Oğlu Egemen ile ödül aldığım esnada ayakta alkışlayanlar arasındaydı.
Karıncayı incitmez sivrisineği bile öldürmezdi.
İnsancıldı…Doğayı severdi…İnançlara karşı olağanüstü titiz yaklaşırdı.Ve o tarihlerde cennetin anahtarını seçim rantı yapanlara karşı meclis kürsüsünde:
-Siz kimsiniz ki Allah’ı korumaya çalışıyorsunuz.Allak kulli kadirdir.Kimsenin korumasına ihtiyacı yoktur!diye haykırırdı.Ve tutanaklara geçen konuşması ertesi gün gazetelerde yer alır ,saygıyla okunurdu.
* * *
2 Temmuz 1993 yılında 33 aydının cayır cayır yakıldığı Sivas Madımak Otelinde yananlar arasında Musa Ateş amcanın kızı Sehergül Ateş folklocü olarak konuklar arasına yer alıyordu.Ve bir Açık Öğretim Okulu öğrencisiydi.

Saadete gel diyorsanız gelelim.
O ateş söndü mü bence sönmedi.Bir kaç hain tutuklandı hepsi o kadar.Perde arkasındakilere dokunulmadı bile.
Yapanın yanına yaptığı kazanç olarak kaldı.
Ve o günlerden bugüne gelindi.
Yine unuttuk!
Bu ülkeyi kana,gözyaşına bulayanları biliyoruz…Allah ile aldatanları tanıyoruz…Din adına kıyıcılık yapanlarla aynı havayı solumaya devam ediyoruz.
Ve Sehergül gibi evlatlarımız azgın cahil cühelanın çarklarında öğütülmeye devam ediliyor.
Ne diyeyim ne!?..
Şeytanlarından bulsunlar emi!...

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorumlar

  • ahmet yorumu:

    27 Ekim 2008 Pazartesi 13:37

    çok güzel

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-06-17

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-07-14

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-07-15

E-bülten Gurubu

bize katılın ...