Perşembe, 19 Eylül 2019
Şahin AKÇAP

Devlet ve ulus


Devleti güçlü kılan ulusun gücüdür. Ulus olmadan devlet olunmaz.

Tarihin evrelerinde farklı devlet yapıları görüyoruz.

Milletin sayesinde güçlenen ama milletini ezen devletler.

Peki, sizce devlet, kulağından çekilip götürülen bir olgu mudur? Evet, bazen öyledir. İktidarı ele geçiren güçler, millet susturulmuşsa eğer devlete istedikleri biçimi kendi inanç, ideolojileri doğrultusuna verebilirler.

Önce zihinlere ve yüreklere korkunun tohumunu, yaşam felsefelerine de bana dokunmayan yılan bin yaşasın fikrini aşıladıklarında her şeyi değiştirmeyi başarabilirler.

Hesaplarının boşa çıkması olasılığı yüzde yirmilere düşer. Bu riski korkmadan göze alırlar. Taraftarlarına;

“Ya var, ya da yok olacağız.” Sözünü verirler. Taraf olmayanlara söylenecek sözler de hazırdır: “Bertaraf!”

Hanefi Avcı’nın Haliçteki Simonlar- Cemaat ve Devlet kitabı çoktan yirmi bin satışı geride bıraktı. Bakalım Hanefi Avcı kitaplaştırdığı iddialarında haklı mı haksız mı çıkacak?

Beyanlarıyla ilgili müfettişler tarafından sorgulanacak mı? Ve:

“Sen devlet memurusun bunları yazamazsın. ”Denilerek görevinden alınacak mı?

Oysa Hanefi Avcı gerektiği zaman çok konuşması, çok yorum yapması gereken bir memurdur. Memur olmak düşünmek ve yazmaya asla engel olmamalıdır. Varsa devletin içinde parazitler, elbette ki onların açığa çıkarılması için konuşup, yazılması gerekecektir. Namuslu bir bürokratın doğal tavrı bu olmalıdır. Böyle bürokratlar da alınlarından gururla öpülmelidir.

Hanefi Avcı sürgünlere de uğrayabilir. Ama onu koruyacak haklı, ya haksızlığını ortaya koyacak kurumlar da var. Bu kurumlardan biri Bölge İdare Mahkemeleridir. İdare Mahkemeleri, Türk Milleti adına karar verir. İnanıyorum ki bir karar verilmesi gerekirse Sayın Hanefi Şahin’in lehinde olacaktır. O da Türk Milleti adına verilen mahkeme kararını çocuklarına namuslu ve şerefli bir devlet adamı olarak paha biçilmez bir miras olarak bırakacaktır. Böyle bir ödül onur madalyasıyla eş değerdedir.

Ama asıl önemli olan Sayın Avcı’nın çığlığına herkesin kulak vermesidir. Gerçekten iddia ettiği gibi devletin en mahrem noktaları cemaatlerin kontrolü altında mıdır? Gerçekten devletin iş başına getirdiği memurlar ve yöneticiler işlerini yasal prosedür dışında tarikatlardan icazet alarak mı yapıyor? Ancak mahkeme kararı ile ve devletin güvenliği için yapılan istihbarat kaynaklı dinlemeleri, izlemeler yapılabilir. Şimdi bunun yerini cemaatler mi ele geçirmiş? Şantaj ve korku devletin işleyişine egemen mi olmuş?

İddialar bu… Gelişmeleri pür dikkat izliyoruz.

Açılım diyorduk… İşte gerçek açılım bu olmalı… Karanlıklar içinde dönen dolaplara gün ışığı tutmak gerçek bir açılımdır.

Bu aşamada Hanefi Avcı’ı susturmak, hayatından bezdirmek yönetim erki üzerine soru işaretlerini toplar. Bana necilik de milletin devlet yönetimine kuşkuyla bakmasına neden olur. Kısacası, Hanefi Avcı yayındaki okunu hedefine fırlatmıştır. Hedeftekilerin konuşması, iddialara karşı savunma yapmaları gerek. Hanefi Şahin’in iddiaları, içinde olduğumuz günlerde şüpheyle ve kaygıyla yaklaştığımız devlet sitemimizin sorgulanması için bir başlangıçtır. Bu fırsat kaçırılmamalı…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-07-07

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...