Pazartesi, 21 Ekim 2019
Şahin AKÇAP

Kim demiş aç mezarı yok?



Bu akşam evinize giderken ve sıcak bir ramazan pidesi alırken bir an olsun durup düşünün.

Varsayın ki ekmek alacak paranız yok. Yağınız, tuzunuz, yemek yapacak malzemeniz de yok.

Ama sizi bekleyen dört tane kara gözlü yavrunuz ve hayat arkadaşınız eşiniz bekliyor.

Evinizden adım attığınızda soruyorsunuz:

“Hanım iftar sofrası hazır mı?”

Eşinizin ve dört yavrunuzun size vereceği yanıt yalnızca hüzünle yıkanmış boş bakışları oluyor.

* * *

Diyarbakır’ın yol üstü ilçelerinden biridir Silvan.

Bu yol sizi; Erzurum’a, Van,’a,Muş’a, Bitlis’e, Ağrı’ya, Hakkâri’ye götürür.

Her araç bu ilçede öğle yemeği ya da:

“Çaylar şirkettendir.”Diye çay ve ihtiyaç molası verir.

Üstü lastikle gerilmiş küçük iskemlelere oturursunuz. Oturduğunuz kahvenin sağında solunda lokantalar ve hediyelik eşya ile kaset satan dükkânlar vardır. Kırtlama şekerle çayınızı yudumlarken; Kürtçe türküleri Kürt ozan Şivan’ın sesinden dinlersiniz.

İşte bu küçük ama renkli Diyarbakır kasabasında öyle bir olay yaşandı ki; gazetelerden okurken, televizyon haberlerinden izlerken inanasınız gelmiyor. Elinizdeki gazeteyi parçalayıp, izlediğiniz televizyonu:

“Yalan! Böyle bir şey olamaz!”Diye bağırmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Hacı Oruç adlı Silvanlı vatandaş evine geldiğinde yukarıda örneklediğim olayın aynısı yaşanıyor. On bir yıllık Hacı Oruç:

“Yemek yapacak bir şey yoktu.”Diyen eşinin ve çocuklarının üzüntüsüne dayanamayıp evinin diğer odasına geçerek kendini tavana asıyor.

Ben hala inanamıyorum, şoktayım…

Hani derler ya:

“Limon satsan çoluk çocuğunun rızkını kazanırsın.”

Peki, Hacı Oruç neden bunu yapamamış?

Dört evladının ve eşinin günlük ihtiyaçlarını niçin yuvasına taşıyamamış?

Gazete haberleri bu olay için:

“Sözün bittiği yer.”Manşeti atmışlar birinci sayfalarına.

Oysa manşeti:

“İnsanlığın yok olduğu yer.”Diye atmalıydılar.

Hani komşu kollama?

Hani Fırat’ın kıyısında bir kuzu kaybolsa vebali ve yükümlülüğü yönetenlerindir sözündeki gerçek payı?

Hani sahipsizlerin sahibi olma felsefesi?

Hani komşusu aç yatarken, tok yatan bizden değil tefekkürü?

Vatandaş Hacı Oruç…

Kendisini astıktan sonra geride bıraktığı sadece dört evladı ve eşi mi?

Hayır! Bin kez Hayır!

Silvanlı Hacı Oruç hepimize ama hepimize öyle bir tokat atıp gitti ki…

Şimdi sorun kendi kendinize. Sosyal devlet olmak bu mu? Sosyal dayanışma bu mu?

Komşuluk ilişkileri bu mu? Müslümanlık bu mu?

Hacı Oruç, şahsen benim değer yargılarımın üzerine de kefeninden bir parça sarıp gitti…

Sakın kimse bana; açılımdan, sahipsizlerin sahibi olmaktan, Hazreti Ömer’in adaletinden söz etmesin, sakın! İnsanların rızk için kendilerini astıkları bu ülkede yaşıyor olmaktan utanıyorum…

Şahin AKÇAP

Diğer Yazıları

Yorum yap


Köşe Yazıları

""

Hasan TÜLÜCEOĞLU
Hasan TÜLÜCEOĞLU2019-09-19

""

Nevriye UĞURLUEL
Nevriye UĞURLUEL2019-10-17

""

Ramazan KALKAN
Ramazan KALKAN2019-01-23

""

Şahin AKÇAP
Şahin AKÇAP2019-09-05

""

Sevim AKDENİZ
Sevim AKDENİZ2019-09-08

E-bülten Gurubu

bize katılın ...